YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9803
KARAR NO : 2023/20469
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/818 E., 2015/647 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Katılan sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan katılan sanık müdafinin temyizinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet ve sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2.Katılan sanık … hakkında;
a. Dosyada katılan sıfatı da bulunan sanık …’e yönelik 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Katılan …D.’ye yönelik 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
c. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafinin temyiz isteği; yerel halk ve polis memurlarının ayrımcılık yapması nedeniyle olayların çıktığına, saçları uzun olup arkadan bağlı olan ve yerel halka benzemeyen katılan sanığa karşı oluşan ön yargının yanında araç plakasının yabancı olmasının da tavırlara yansıdığına, katılan sanığa karşı olmaması gereken söylem ve eylemlerde bulunduklarına, orantısız güç kullanıldığına, ayrımcılık iddiasının dayanağı olan delilin sanık …’in duruşmadaki ”Biz Şalpazarı’nda ceza uygulaması yapmıyoruz ancak caydırıcı olması amacıyla ihtar yazarak aracın fotoğrafını çekiyoruz, olay günü de aracın fotoğrafını çektik, bunun üzerine de sanık.” “bunu gidin doğuda yapın yapabiliyorsanız, bana gücünüz yeter ” şeklinde söylemde bulundu, biz kanunen aracı kaldırmak zorunda olduğumuz için ehliyet ve ruhsat sormak durumunda kaldık, trafiği açmak için aracın kaldırılması zorunlu hale gelmiştir.” şeklindeki beyanı olduğuna, dosyadaki CD tutanağı incelendiğinde katılan sanığın aracını park ettiği yerin trafiği engellemediğinin görüleceğine, gereksiz tahrik edilen katılan sanık polis memurunun kolundaki Hakkari yazısını görünce ister istemez içinden geçirdiği “Bunu doğuda yapabiliyor musun.” düşüncesini dile getirdiğine, kesinlikle hakaret ve fiziki eylemde bulunmayan katılan sanığa karşı bu andan itibaren polisin ve vatandaşın tavrının aşırı olduğuna, katılan sanığa hakaretler yağmaya başladığına, polisin halk yerine katılan sanığa müdahale ettiğine, katılan sanığın net olarak kendisine küfür ettiğini gördüğü bir şahsa hamle yaptığı esnada polislerin orantısız eylemlerine maruz kalarak yaralandığına, Mahkemenin gerekçesinin haksız ve hukuksuz olduğuna, olayın nasıl olduğunun tarafsız tanıklar olan A.Y. ve Y.T.’nin beyanlarıyla anlaşıldığına, lehe olan tanık beyanlarının değerlendirilmediğine, mahkemenin tarafsız davranmayarak aynı ilçede görev yaptığı polis memurlarına ceza vermediğine, katılan sanık bu olayda ciddi şekilde yaralandığı halde gırtlağı sıkılırken polisin kolunu tutan katılan sanığa yaralama suçunu işleyerek ceza aldığına, MOBESE kayıtlarında oynama ve atlama olduğu iddialarının değerlendirilmediğine, adil olmayan hükmün bozulması gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü katılan sanık …’ın aracını trafiğe engel olacak şekilde park ettiği, bu hususta kendisini defalarca ikaz eden polis memurları olan katılan R.A. ile dosyada katılan sıfatı da bulunan sanık …’e hitaben “Bana burada kimse ceza yazamaz, sıkıyorsa gidin bu cezayı güneydoğuda yazın.” şeklinde sözler sarf ettiği, trafik cezası yazmak amacıyla kendisinden kimlik ve araç bilgilerini istediklerinde de bilgilerini vermeyerek yüksek sesle bağırmaya başladığı, çevredeki vatandaşların tepki göstermesi üzerine, katılan sanık …’ın “Ananızı avradınızı sinkaf ederim.” şeklinde sözler sarf ettiği, vatandaşların tepkilerinin artması üzerine vatandaşlarla münakaşa ettiği ve birden vatandaşların üzerine doğru koşmaya başlaması üzerine sanık …’in katılan sanık …’a engel olmaya çalıştığı ancak daha sonra boğazını sıktığı, akabinde …’ın, …’i darp ettiği, olayın büyümesi üzerine katılan R.A. tarafından destek ekip istendiği, olay yerine katılan …D. ile şikâyetçi K.K.’nin geldiği ve katılan sanığı karakola davet etmelerine rağmen zorluk çıkarmaya devam ettiği, kolundan tutarak götürmeye çalıştıkları sırada katılan sanığın katılan …D.’nin sağ kolunu tırmaladığı ve direnmeye devam ederek “Alabiliyorsanız zorla alın.” dediği iddiası ile kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanık … hakkında cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin,inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun bu bakımdan sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği belirlenmiş ve katılan sanık …’ın katılan …D.’ ye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, diğer katılanlara yönelik cebir ve tehdit eyleminin olmadığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Katılan sanık, sanık, katılanlar, şikâyetçi ve tanıklar K.S., Y.T., M.K., N.A., A.Y.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı, CD çözümleme tutanağı, doktor raporları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Katılan sanık hakkında verilen beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan temyizinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddeleri uyarınca, katılan sanık müdafinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1.Sanık savunması, oluş, tüm dosya kapsamı karşısında, Mahkemece hakaret suçundan verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Katılan Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. Katılan sanık …’ın savunması, katılan ve tanıkların beyanları, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında katılan sanık …’ın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, katılan sanık … hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Mahkemenin katılan sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasına yönelik gerekçesinin yerinde olduğu kabul edilerek bu hususta tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
3. Katılan sanık …’a yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin katılan sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A.Katılan Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılan Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.