YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9859
KARAR NO : 2023/18649
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın adı geçen Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
Tebliğname’de hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, olay tarihinden önce başka sebepten yaralandığına, olay tarihinde yaptığının yanlış olduğunu anladığı için polis memurlarının yanına geri döndüğüne, işlerini zorlaştırmak istemediğine, suçun kast unsurunun oluşmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi ve katılanın … İlçe Emniyet Müdürlüğünde trafik polis memuru olarak görev yaptıkları, olay tarihinde … şehitleri caddesi üzerinde motosiklet denetimi yaptıkları sırada sanığın kullanmış olduğu plakasız motosiklet ile uygulama alanında bulunan dubaların arasından polislerin dur ikazına rağmen durmayarak kaçtığı, kısa bir süre sonra sanığın tekrar uygulama noktasına geldiği, şikâyetçinin kimliğini istediği, sanığın şikâyetçiye “Sen kim oluyorsun lan, ben sana kimlik vermiyorum.” diye cevap verdiği, kimlik tespiti yapmak için polis merkezine davet edip ekip aracına binmesini istediğinde sanığın şikâyetçiyi eli ile ittiği, “Binmiyorum sizin arabanıza.” dediği, bunun üzerine şikâyetçinin sanığın sol kolundan tutup ekip aracına binmesini söylediği, sanığın sol kolunun yaralı olduğunu söylemesi üzerine şikâyetçinin sanığın kolunu bıraktığı ve tekrar ekip aracına binmesini sanığa söylediği, sanığın şikâyetçiyi eli ile göğsünden iterek ekip aracına binmeyeceğini söylediği, bu sırada polis memuru katılanın olay yerine geldiği, sanığa polis merkezine gitmek için ekip aracına binmesini söylediği, sanığın katılanı da eli ile itip araca binmeyeceğini söylediği, olay sırasında sanığın polis memurlarına “Ben o… çocuğu değilim, sizle görüşeceğiz.” şeklinde sözlerle tehdit ederek görevlerini yaptırmamak için direndiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece tutanak ve beyanlara göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, 20.04.2015 tarihli tutanak, katılan ve şikâyetçinin birbirleriyle uyumlu, aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ve tanıkların bu anlatımları doğrulaması karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel olduğu anlaşıldığından, Tebliğname’de yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.