YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9868
KARAR NO : 2023/19008
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanığın temyiz isteğinin yalnızca kendisi hakkında katılan … B.’ye yönelik hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin olduğu, sanık hakkında katılan … A.’ya yönelik hakaret ve sanık … A. Hakkında katılan …’e yönelik hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının temyizin kapsamında bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Katılan … B.’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Katılan … B.’ye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği kararın yeniden incelenmesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, annesi olan katılan sanık … A.’ya ait evi kiralayan sanığın iki aydır kira ücretini ödememesi nedeniyle annesinin kullanımında olan hat ile sanığı aradığı, telefonda sanığa “Ben …’ın kızıyım, evimi boşaltacakmışsınız neden boşaltmadınız ya kirayı verin ya da evi boşaltın.” dediğini, sanığın da kendisine hitaben “G… S… evden çıkmıyorum, g… yırtıyon ağzınızı eşinizi s…, o fındık aklınızla bak ben size neler yapcam, sizi mahkemelerde sürüm sürüm süründüreceğim, sizi bir buçuk sene sürüm sürüm süründürmezsem s… beni, ben size var ya bu kelimelerin diyetini ödetmezsem ondan sonra konuşun.” şeklinde sözlerle hakaret ve tehditte bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece taraf beyanları, ses kaydına ilişkin CD inceleme tutanağı, sanığın söz konusu ses kaydının kendisine ait olduğuna ilişkin ikrarına göre mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ve bu iddiasını katılan sanık … A.’nın da doğrulaması, sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği ses kaydı içeriğinden bu kaydın tesadüfen yapılan bir arama üzerine başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde oluşturulması nedeniyle hukuka uygun delil olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
a-) Sanığın tehdit eylemini katılanlar … ve …’ye yönelik olarak işlediği kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
b-) 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin, kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.