YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9889
KARAR NO : 2023/17964
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hayasızca hareketlerde bulunma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, adil yargılanmadığından dosyanın yeniden incelenmesine, vesaire ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın tamamen çıplak olmadığına ve sanıkların cinsel ilişkiye girdiklerine dair delil olmadığına, olay yerinin aleniyet unsurunun olmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü, kolluk kuvvetlerine yapılan bir ihbar üzerine, … ilçesi … Mahallesi, … Caddesinde bulunan … spor alt yapı tesislerine ait boş ve ağaçlık arazide ağaçların altında sanık … ve temyiz dışı sanık Ö.Y.’nin kısmi olarak çıplak ve sevişir vaziyette oldukları ve olay yerinin yerleşim yerlerine yakın ve görünebilecek bir konumunun bulunduğu tespit edilerek hayasızca hareketler suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanıkların savunmaları, kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen tespit tutanağı ve eki krokisi ile olay yerine ait fotoğraflara göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yönünden
Tüm dosya kapsamı, kolluk kuvvetleri tarafından tutulan 04.06.2015 tarihli tutanakta olay yerinin yerleşim yerlerine yakın olduğunun ve sanıkların mevcut halinin tespit edilmesi ve dosyada bulunan fotoğrafların incelenmesinde olay yerine yakın çok katlı binaların bulunması ve olay yerinin yol üstünde bulunan bir metrelik duvarın arkasında bulunması karşısında, suçun aleniyet unsurunun gerçekleştiği anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer temyiz sebepleri yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.