Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9903 E. 2023/18330 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9903
KARAR NO : 2023/18330
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, aynı maddenin dördüncü fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, Mahkemenin tahrik hususunu değerlendirmediğine, suç kastının bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlçe Jandarma Komutanlığında görevli katılanların, sanığın ifadesi alınmak üzere İlçe Jandarma Komutanlığına davet etmek amacıyla ikametine gittikleri, sanığın ikametinin kapısına çıkıp bağırarak katılanlara hitaben “Beni almaya mı geldiniz, beni mi götüreceksiniz, ben gelmiyorum, beni alacak adamın da götürecek adamın da a.ına korum.”, “Hepinizin a.ına korum, gelmiyorum polis çağırın.” şeklinde sözler söylediği ve elindeki bıçağı sağa sola sallayarak “Yaklaşmayın lan.” şeklinde sözler söylediği, ardından katılan … Y.’ye hitaben “… senin allahını sinkaf ederim.” şeklinde hakaret içerikli söz söylediği, daha sonra sanığın 112 ekipleri tarafından … Devlet Hastanesine götürüldüğü, hastanedeki tedavisinin ardından katılan tarafından gözaltı işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla Jandarmanın aracına bindirmek istedikleri esnada katılanlara hitaben “Bırakın lan a.ına koyduklarım, ben bir yere gitmiyorum, şerefsizler, gavatlar.” şeklinde sözler söyleyerek Jandarmanın aracına binmekte direndiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece olay tutanağı, kamera görüntüleri, katılan ve tanık beyanlarına göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, 26.10.2014 tarihli olay tutanağı, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin çözümüne ilişkin bilirkişi raporu karşısında, sanığın jandarma görevlilerine hakarette bulunduğu ve jandarma aracına binmemek için elinde bulunan ekmek bıçağını katılanlara yönelik olarak sağa sola savurmak suretiyle görevlerini yaptırmamak için direndiği anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yerel mahkemenin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini silah niteliğinde sayılan bıçak ile işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.