Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9970 E. 2023/18892 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9970
KARAR NO : 2023/18892
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/443 E., 2015/914 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Katılanlar …, … ve …’ya yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

2. Katılanlar …, … ve …’ya yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
3. Katılan … İ.’ye yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (c) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
4. Katılan … İ.’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
5. Şikâyetçi …’ya yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
karar verilmiştir.
6. Tebliğnamede kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteğinin, avukatın bağırarak çıkışması üzerine katılan polis memurlarının görüşme odasına girdiklerine ve katılanlara yönelik hiçbir eyleminin bulunmadığına, kamera kayıtlarının incelenmesi ve tanık G.Ç.’nin dinlenmesi halinde durumun anlaşılacağına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın katılan polis memurlarına söylediği sözün kaba ifade boyutunda kaldığına, katılan … İ.’ye yönelik söylediği sözün ise hakaret suçunu oluşturmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında sanığın aracında uyuşturucu maddelerin elde edildiği, sanık ve yanında bulunan arkadaşı şikayetçi …’nın polis merkezine getirildiği, sanığın polis memurları katılanlar …, … ve …’ye “Ulan.” diyerek hakaret ettiği, görevlerini yapmalarına engel olmak amacıyla üst araması yapıldıgı esnada “Siz bir delikanlıyı bitiremezsiniz, ben bitmem hepinizi bitiririm, delikanlılığımı bitirecek adamın delikanlılığını bitiririm, kızları bırakın yoksa kötü olur, benim kız arkadaşımı bırakın yoksa çok pis yaparım, ben güneydoğu çocuğuyum, adınızı çıkarırım.” diyerek tehdit ettiği, sanığın ifadesinin alınmasından önce baro tarafından görevlendirilen katılan … İ. ile görüştüğünde sanığın katılan avukata hitaben görüşme odasında “Bu da sizin adamınız, polisin adamı bu şu sıfata bak, ben bunun tipini beğenmedim, bana başka avukat gelsin.” diyerek hakaret ettiği ve yaralama kastıyla üzerine yürüdüğü, katılan polis memurlarının içeriye girerek sanığı engelledikleri esnada sanığın polis merkezine getirilen arkadaşı şikâyetçi …’yı koridorda görmesi üzerine de “… seninle görüşeceğiz, gözlerim üzerinde, bu gözler görüyor, bu gözler unutmaz herkesi, bu gözler seni arayacak, göreceksin sen.” diyerek tehdit ettiğinin, olay tutanağı, katılanların beyanları, bilgisi alınanların anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Olay tutanağı, katılanların beyanları, bilgisi alınanların anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçları işlediği hususunda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında daha ağır cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezanın eleştirilen husus dışında kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Olay tutanağı, katılanların beyanları, bilgisi alınanların anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın iddianameye konu eylemleri gerçekleştirdiği hususunda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanık hakkında daha ağır cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenmiştir.
Ancak,
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir, bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılanlara yönelik ayrı ayrı söylediği kaba ifade niteliğindeki sözlerinin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de ;

a) Katılan polis memurlarına yönelik hakaret eyleminin şube müdürlüğündeki üst araması esnasında gerçekleştinin anlaşılması karşısında, hakaret suçu açısından aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılması,
b) Katılan avukat …’ye yönelik hakaret eylemi yönünden suçun, aleni olmayan avukat görüşme odasında işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
c) Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda birlikte işlenen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun mağdurun farklı olması nedeniyle, anılan Kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının artık uygulama alanı bulmayacağı, anılan madde gereğince sanık hakkında şikayetçi …’ya yönelik tehdit suçundan usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden karar bu yönlerden, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.