YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10426
KARAR NO : 2023/19224
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/121 E., 2021/548 K.
SUÇ : Suç işlemek amacıyla örgüte üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 08.01.2013 tarih ve 2012/242 E., 2013/5 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca, 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanığın temyizi üzerine, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 08.06.2017 tarih ve 2015/2564 E. – 2017/4606 K. sayılı ilamıyla, örgüt üyelerine talimat verme, inisiyatif kullanma gibi herhangi bir yöneticilik faaliyeti tespit edilemeyen sanığın, … ili ve çevre illerde canlı hayvan almak isteyenleri tespit ederek temyiz dışı sanık B.Ş. ile irtibata geçirdikleri ya da onun bilgisi dahinde mağdurlarla görüşerek
kendilerini mal sahibi, hayvan bakıcısı, aracı gibi göstermekten ibaret eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle suç vasfında hataya düşülerek, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Yerel Mahkemenin 05.06.2018 tarih ve 2020/20102 E., 2020/17107 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüte üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca (iki kez) 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin, 19.11.2020 tarih ve 2020/20102 E., 2020/17107 K. sayılı ilamıyla, sanığa yükletilen tek bir eylem nedeniyle suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan cezalandırılması talep olunduğu, bozma öncesinde Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan bir kez mahkumiyetine karar verilmesine karşın, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin bozma kararı sonrasında, bozmaya uyulmasına karar verilerek kurulan hükümde, sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan ayrı ayrı iki kez mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, hükümde karışıklığa neden olunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin: hükmün usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun oluşmadığı, suç kastının bulunmadığı, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığı, haksız şekilde mahkumiyet kararı verildiği, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu için aranılan koşulların oluşmadığı, örgüt kurma eylemi olarak belirlenen bir eylemi olmadığı, suçun oluşması için aranılan birden fazla kişi şartının olayda oluşmadığı, bir kişiyle örgüt kurma suçunun oluşmayacağı, mahkumiyete yetecek somut delillerin bulunmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanık B.Ş. liderliğindeki örgütün, özellikle … ve çevre illerde canlı hayvan almak isteyen müşterileri tespit ederek bu kişileri örgüt yöneticisi oldukları değerlendirilen temyiz dışı sanıklar B.Ş. ve A.A. isimli şahıslarla irtibata geçirdikleri, bu kişilerin de canlı hayvan satın almak isteyen müşterilere canlı hayvan satan tanıdıklarının olduğunu, istemeleri halinde kendilerine aracı olabileceklerini söylemek sureti ile müşterileri mal sahibi olarak yine örgüt içerisinde faaliyette bulunan sanık … ve temyiz dışı diğer bazı sanıklara götürdükleri, daha önceden planını yaptıkları …, …, … ve bunun gibi hayvan yetiştiriciliğinin yoğun olduğu illerde köyde ve yaylalarda bulunan hayvan sürülerinin yanına giderek mal sahibi olmayan çobanlara bir miktar para vererek susmalarını sağlayıp söz konusu hayvanları kendi malları gibi müşterilere sanık … aracılığı ile göstererek pazarladıkları, yapılan pazarlıklar neticesinde alıcı şahıslardan para, senet ve çek aldıkları, hayvanların belgelerinin hazırlanarak naklinin istenilen yere tanıdıkları aracılığı ile yapabileceklerini söyleyip, müşterileri oradan uzaklaştırıp aradan birkaç gün geçtikten sonra hayvanların teslimi istenildiğinde, müşterileri çeşitli bahanelerle oyaladıkları, bir süre sonra da yapılan alışverişi inkar ederek alıcı şahısları tehdit ederek şikayetçileri dolandırdıkları, bu şekilde gerçekleşen eylemlerde sanık …’ın dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık hakkında, Yerel Mahkemece dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 08.06.2017 tarih ve 2015/2564 E. – 2017/4606 K. sayılı onama kararıyla kesinleşmiştir.
3. Yerel Mahkemece, sanığın üzerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunu işlediği kabul olunarak mahkumiyetine karar verilmiş ise de, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 08.06.2017 tarih ve 2015/2564 E. – 2017/4606 K. sayılı ilamıyla, örgüt üyelerine talimat verme, inisiyatif kullanma gibi herhangi bir yöneticilik faaliyeti tespit edilemeyen sanığın, … ili ve çevre illerde canlı hayvan almak isteyenleri tespit ederek temyiz dışı sanık B.Ş. ile irtibata geçirdikleri ya da onun bilgisi dahinde mağdurlarla görüşerek kendilerini mal sahibi, hayvan bakıcısı, aracı gibi göstermekten ibaret eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle suç vasfında hataya düşülerek, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle bozulması üzerine, Yerel Mahkemece, bozma ilamına uyularak, sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık, temyizinde üzerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunu işlemediği, örgüt kurma suçunun oluşması için aranılan yasal koşulların oluşmadığı şeklinde temyiz sebeplerini belirtmiş ise de, sanık hakkında verilen hükmün suç işlemek amacıyla örgüte üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı olması sebebiyle, temyiz sebepleri bu suç kapsamında değerlendirilmiştir.
2. Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, iddianameye konu her bir ayrı olayla ilgili olarak birbirleri ile bağlantıları bulunmayan ve bahsi geçen olayların öncesinde sanığa iftira atmalarını gerektirir bir husumetleri bulunmayan şikayetçiler ile tanıkların beyanları, iletişimin dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin tutanaklar, usulüne uygun arama kararları uyarınca yapılan aramalar neticesinde temyiz dışı sanıklar B.Ş. veY.B.’nin evinde ele geçirilen belgeler, PTT müdürlüğüne yazılan yazı cevabında belirtilen ve ayrıntısı delillerin değerlendirilmesi kısmında anlatılan posta havaleleri, şikayetçilerin teşhis tutanakları, fiziki takip tutanağı, bir kısım şikayetçilerin ifadelerinin alınması sırasında ibraz ettikleri ve fotokopi olmakla beraber, müşteki ifadeleri ve sabit görülen müştekiler ile sanıklar arasındaki alım-satım ilişkisi ile desteklenmesi nedeniyle delil niteliğinde olduğu takdir edilen PTT havalesi ve banka havalesine ilişkin makbuzlar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın eylemlerinin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştiği, sanığın üzerine atılı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunu işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.