YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10839
KARAR NO : 2022/26424
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
KARAR
Hakaret suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2015 tarihli ve 2014/988 esas, 2015/28 sayılı kararının 23/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 16/12/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 20 gün hapis para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/557 esas, 2018/903 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 23/06/2022 gün ve 2022/80932 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre,
1-Sanığın mahkûmiyetine esas hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/3-a ve 125/4. maddelerinin uygulanması neticesinde tayin olunan 1 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 43/2. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 1 yıl 5 ay 25 gün hapis cezası tayin edilmesini takiben, aynı Kanun’un 62/1. maddesinin uygulanması sonucunda 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2-Somut olayda 13/01/2015 tarihli oturumda sanık ve katılanların beyanlarının alınmasını müteakip, katılanlara ait görev belgelerinin ilgili kurumlardan istenilmesi için yargılamanın 12/02/2015 tarihine bırakılmasına rağmen, 13/01/2015 tarihli oturumda istenilen hususların tamamlandığından bahisle sanığın yokluğunda ve sanığa haber verilmeksizin re’sen celse açılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesinde,isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın 193. maddesinde ” (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.”
Aynı Kanunun 196. maddesinde “(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2012 gün ve 13/125-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından biri yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması olanaklı değildir. Nitekim 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 308/8. maddesine göre de savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma nedenlerindendir.
İnceleme konusu somut olayda;
1 numaralı istem yönünden;
Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/3-a ve 125/4. maddelerinin uygulanması neticesinde tayin olunan 1 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 43/2. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 1 yıl 5 ay 25 gün hapis cezası tayin edilmesini müteakip aynı Kanun’un 62/1. maddesinin uygulanması sonucunda 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 1 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2 numaralı istem yönünden
Sanık hakkında hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında; … Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/988 esas sayılı dosyasının 13/01/2015 tarihli celsesinde sanık ve katılanların beyanları alındıktan sonra katılanların görev belgesinin ilgili kurumlardan istenmesi için yargılamanın 12/02/2015 tarihine bırakılmasına rağmen; 13/01/2015 günü istenilen belgenin gönderildiğinden bahisle sanığın yokluğunda ve haberdar edilmeksizin resen celse açılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Hakaret suçundan sanık … hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/557 esas, 2018/903 sayılı sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik bozma kararı doğrultusunda, anılan Kanun maddesinin 4-b fıkrası uyarınca yeniden yargılama yapılmak üzere, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi