Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/11110 E. 2022/26697 K. 30.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11110
KARAR NO : 2022/26697
KARAR TARİHİ : 30.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki sanık …’ün temyiz isteminin kendisi hakkında kasten yaralama ve tehdit ve sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hakaret ve müşteki …’e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenmekle, dosya görüşüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama ve sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hakaret ve müşteki …’e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanık … hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu ve müşteki …’ün yargılama süresince usulüne uygun şekilde davaya katılma talebinde bulunmadığı ve katılan sıfatını almadığı anlaşıldığından sanık … hakkında mağdur …’e yönelik hakaret ve müşteki …’e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,
Anlaşıldığından, yerel mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek karara yönelik müşteki sanık …’ün temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, yerel mahkemenin redde ilişkin ek kararının ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Yerel Mahkemece sanık … hakkında tehdit suçundan TCK’nın 106/1-1.cümle, 62. maddeleri uyarınca hapis cezasına hükmedilip TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına çevrildiğinin anlaşılması karşısında, hükmün temyizi kabil olduğundan, temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, olay tarihinde katılan …’ya yönelik olarak gerçekleştirdiği iddia olunan hakaret eylemi nedeniyle TCK 125/1, 125/4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanık … hakkında hakaretin karşılıklı işlenmesi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması ve suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı 2 yılı aştığından sanık hakkında CMK’nın 251. maddesinde düzenlenen “basit yargılama usulü” uygulanamayacağından tebliğnamedeki CMK’nın 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek, yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1-1.cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanığın tehdit içeren sözlerinin kasten yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile tehdit suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.