YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11373
KARAR NO : 2023/10799
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 tarih, 2010/48 Esas, 2010/1491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Mağdurlar … ve …’ye karşı kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, aynı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak
yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 27.07.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarih, 2014/790 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 05.02.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen hırsızlık suçunu işlediği ihbar edilmiştir.
C. Yapılan ihbar üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarih, 2015/308 Esas, 2015/564 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan,5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Mağdurlar … ve …’ye karşı kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, aynı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.03.2021 tarihli ve 2020/12306 Esas, 2021/797 Karar sayılı kararı ile;
1. CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek aynı Kanun’un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden sanığın bildirdiği son adresi yerine MERNİS adresine yapılan duruşma davetiyesi tebliğinin usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında sanığın savunması alınmadan ve usulüne uygun meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, hükmün CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK’nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden, önceki hükme atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin, kararı ile sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Mağdurlar … ve …’ye karşı kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, aynı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, dosyanın yeniden incelenmesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurların sanığın olay tarihi olan 10.12.2009 tarihinde eğitim ve öğretim gördüğü … Lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptıkları, mağdurlar ile aynı okulda öğretmen olarak görev yapan … isimli şahıs arasında bir kısım idari konularda anlaşmazlıklar olduğunu duyan sanığın, mağdurların yapmış olduğu kamu görevi nedeni ile … isimli şahıs ile aralarında geçen konulara kızarak, mağdurların bulunduğu odaya gelip öncelikle mağdur …’ye vurmak sureti ile adli raporda belirtildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ardından sanığa engel olmaya çalışan mağdur …’ın göğsüne vurmak ve tekme atmak sureti ile mağdur …’i de adli raporda belirtildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ayrıca sanığın kamu görevlisi olan mağdurlara yönelik olarak “Sizin ananızı sinkaf ederim.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın temyiz isteği yönünden
Tüm dosya kapsamı, mağdurların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile tanık beyanları ve mağdurlara ait adli muayene raporları karşısında sanığın okuduğu okulda müdür yardımcısı olarak görev yapan mağdurlara görevleri nedeniyle yaptıkları bir takım iş ve işlemler nedeniyle sinirlenerek olay günü mağdurların bulunduğu odaya girip her ikisini de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı ve her ikisine yönelik olarak sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğu anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair yönlerden
Sanığa yükletilen kasten yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.