Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/11645 E. 2023/15577 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11645
KARAR NO : 2023/15577
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Çocuk Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli 2015/595 Esas, 2016/405 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci fıkrası uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2…. Çocuk Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli 2015/595 Esas, 2016/405 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/25845 Esas, 2021/21764 Karar sayılı ilâmıyla;
“1.Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 253üncü maddesi uyarınca, “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasının gerektiren suçların” uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarında suça sürüklenen çocuk yararına olan uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.Kabule göre ise;
TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK’nın 125/3 üncü maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçunda temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi, ”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. Çocuk Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/340 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci fıkrası uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ve sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
Tebliğnamede görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği;hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 17.05.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, uzlaşma nedeniyle duran zamanaşımı süresi de gözetildiğinde, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.