YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12988
KARAR NO : 2022/26099
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılanlar vekilin temyizinin sanıklar hakkında tehdit ve hakaret, suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin, sanıklar …, … ile … müdafisinin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu, sanıklar … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından her zaman hüküm kurulabileceği anlaşılarak dosya görüşüldü,
I- Sanık … hakkında kasten yaralama ile görevi yaptırmamak için direnme, sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, suça sürüklenen çocuk … hakkında tehdit ve hakaret, suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan açılmış bir dava ve verilmiş bir hüküm olmadığı anlaşıldığından, bu suçlara yönelik, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, katılanlar …, … ile … vekilinin, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
II- Sanıklar …, …,…, …, …, …, …, …, … (1983), … (1966) …, …, …, …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında tehdit ve hakaret, sanıklar … ile … hakkında tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyizlerinin incelenmesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanıklar …, … ile … müdafisinin aynı davada müdafisi olduğu diğer sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında, sanıklar müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, verilen beraat kararları nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık görülmediği anlaşıldığından,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, katılanlar …, … ve … vekili ile sanıklar …, … ve … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde,
Suça sürüklenen çocuğa atılı suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve 67/4 maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz istemi bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve 67/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV- Sanıklar …, …, … ve … hakkında mala zarar verme, sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde, sanık …’un adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi kabul edilmeyerek yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
A) Sanıklar … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen beraat ile … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde,
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık …’nin hükümden sonra 17/09/2018, sanık …’ün ise 30/10/2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
B) Sanıklar …, …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak,
TCK’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçu yönünden; 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkrayla uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, üçüncü fıkrada yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin olarak ise,
a) Katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle,
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda birlikte işlenen TCK’nın 86/2 ile 86/2-3-e maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçlarının mağdurlarının farklı olması nedeniyle, anılan Kanun hükümleri ile değişik CMK’nın 253/3. maddesinin artık uygulama alanı bulmayacağı, CMK’nın 253. maddesi gereğince sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan usulünce uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
b) 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, katılanlar …, … ve … vekili ile sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzer dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.