YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13390
KARAR NO : 2023/19479
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/128 E., 2015/332 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile tehdit suçundan aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan iki kez aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan cezaların 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın isteminin özetle; hakkında verilen cezaların temyiz edilmesinden ibaret olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, eski nişanlısı olan katılan F.M.’yi ayrıldıktan sonra sürekli telefonla arayarak huzur ve sükununu bozduğu, katılanın kendisini engellemesi üzerine katılanın annesi olan katılan ….’yi birçok kez ve farklı günlerde aradığı, mesaj gönderdiği ve tutanak altına alınan mesajlarında katılan ….’ye yönelik hakaret ve tehditlerde bulunduğundan bahisle hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; katılanların aşamalardaki beyanı, 03.11.2014-23.10.2014-21.10.2014-30.10.2014 tarihli mesaj kayıt tutanakları, aramaya ilişkin tutanak ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret suçundan kurulan hükümde sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
2. Sanığın katılanlara yönelik farklı zamanlarda gerçekleştirdiği suça konu eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun “ısrar” öğesini oluşturması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması,
3. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret ve tehdit suçlarında yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi
4. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul eden sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri, gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.