Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/13439 E. 2023/665 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13439
KARAR NO : 2023/665
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gürültüye neden olma

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, bozma üzerine verilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararının, şikâyetçi vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, bozma öncesi duruşma davetiyesinin şikâyetçi vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, vekilin duruşmaya katılmadığı ve kamu davasına katılma talebinde de bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında gürültüye neden olma suçundan, Yargıtay 4 üncü Ceza Dairesinin bozma kararı sonrası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 183 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı gibi suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, ölçümün teknik usul ve esaslara aykırı olduğu, bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Bozma öncesi duruşma davetiyesinin şikayetçi vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, vekilin duruşmaya katılmadığı ve kamu davasına katılma talebinde de bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 183 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun işlendiği 19.08.2010 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.