YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13753
KARAR NO : 2023/17831
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanıklar hakkında fuhuş suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında fuhuş suçundan bozma üzerine kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin 03.06.2015 tarihli kararı ile sanık …’ın fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para, sanık …’ın fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Bu kararın O yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar aleyhine, sanıklar müdafii tarafından da sanıklar lehine olacak biçimde temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ilamı ile dosyanın tüm sanıklarının, mağdurlara yönelik eylemlerinden dolayı mağdur sayısınca fuhuş suçundan ayrı ayrı 11 kez cezalandırılmaları talep edildiği halde mahkemece fuhuş eylemlerinden dolayı sanık …’ın 7 (yedi), sanıklar …, … ile …’in 3 (üç), …’ın 2 (iki), sanıklar …, … …, …, … ile …’ın 1 (bir) kez mahkumiyetine karar verilmiş, sanık …’ın (4), sanıklar …, … ile … hakkında (8), sanık … hakkında (9), sanıklar …, …, …, … ile …’ın (10) eylemi ile bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/208-2012/508 E-K sayılı dosyasında, sanık …’ın fuhuş eylemi hakkında karar verilmemiş ise de, dava zamanaşımı süresi içinde mahkemesince bu hususlarda hüküm kurulabileceği öngörülerek, “…sanıkların eylem veya eylemlerinde mağdur belirtilerek, maddi fiillerin açıkça kişi, yer ve zaman gösterilerek açıklanması gerekirken, hangi mağdura yönelik olduğu da belirtilmeden fuhuş suçundan tek bir hüküm kurulması, sanık …’ın, fuhuş eylem veya eylemlerinde suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren, fiil üzerinde ortak hakimiyet kuran ve iştirak katkısı diğer suç failleri ile birlikte karşılıklı olarak birbirlerini tamamlayan kişi olması nedeniyle müşterek fail gibi cezalandırılması gerekirken, yardım eden sıfatıyla cezasında indirime gidilmesi…” biçimindeki gerekçeyle Yerel Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Yerel Mahkeme sanıkların, mağdurlar …, …, …, …, … ile …’ya yönelik fuhuş suçundan mağdur sayısınca ayrı ayrı altı kez olmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, mağdur …’ye yönelik fuhuş suçundan kurulan mahkumiyete yönelik hükümlerin ise açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna, sanıkların kimlere karşı fuhuş suçunu işlediklerinin belli olmadığına, dosya kapsamında aleyhe beyan olmadığına ve somut delil bulunmadığı halde mahkumiyet kararı verildiğine, sanık …’ın, sevdiği kişi olan sanık …’na yardımcı olduğu halde cezalandırıldığına ve sanıkların fuhuş suçuna aracılık etmediklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, 11 mağdura karşı fuhuş suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada mahkeme, sanık …’in ifadesi, sanık …’ın savunması, tanık …’in soruşturma aşamasındaki beyanı ile sanık …’ın müdafii huzurunda verdiği soruşturma ifadesini dikkate alarak her iki sanığın, mağdurlar …, …, …, …, …, … ile …’ye yönelik fuhuş eylemlerinden dolayı cezalandırılmalarına karar verirken, uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtildiği halde sanıklar … ile …’ın, mağdurlar …, …, … ile …’ya yönelik fuhuş eylemleri ile dosyanın diğer sanıklarının fuhuş suçu nedeniyle hüküm kurulmayan diğer eylemleri hakkında hüküm kurulmadan yargılamaya son verilmiş ise de, bu hususlarda mahkeme tarafından her zaman karar verilebileceği öngörülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkındaki Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1.Sanık suçlamayı inkar etmiş, iletişimin tespiti yoluyla elde edilen görüşme kayıtları fuhuş suçu açısından yasal delil niteliğinde olmadığından hükme esas alınmamış ise de, sanığın, “…sanık … arkadaşımdır, kendisinin fuhuş yaptığını bilirim, … bazen telefonla arayarak evinin önünde şüpheli kişiler olup olmadığını benden sorardı, ben de çevreyi kontrol ederdim…” biçimindeki savunması, sanık …’in “……, sanık …’nun dostudur, sanık … ile birlikte tüm fuhuş evlerinin ihtiyaçlarını karşılar, sanık bu evlerde fuhuş yapıldığını bilir, fuhuş yapılan evlerin çevresini gözetler, sanık … ile birlikte hareket eder, kendisi sanık …’in akıl hocasıdır, … ondan habersiz hiçbir şey yapmaz, sanık …’in fuhuştan kazandığı paralar ile kendisine dükkan açtı…” biçimindeki ifadesi, sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, … ile …’ya yönelik fuhuş eylemlerinden dolayı verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması karşısında, sanığın, yukarıda isimleri verilen mağdurlara yönelik fuhuş suçuna sanık … ile birlikte müşterek fail sıfatıyla işlediği yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasında aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapılmasına denildikten sonra, artırım 1/4 oranı üzerinden yapılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık … Hakkındaki Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1.Sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında, sanık …’nun evinde bir süre gelen telefonlara baktığını, arayan kişilere ellerinde bulunan listede yazılı tutarı söylediğini belirtmiş, tanık … soruşturma aşamasındaki ifadesinde, sanığı arayarak randevu istediğini, sanığın tarif ettiği … yolunda bulunan iki katlı villada üç yabancı uyruklu kadından Kırgısiztan uyruklu bir kadını seçerek sanığa 100,00 TL ödediğini ve bu kadınla birlikte olduğunu, bu şekilde 3-4 kez daha sanığı arayarak randevu istediğini ve aynı eve giderek buradaki kadınlarla ilişkiye girdiğini söylemiş, sanık … soruşturma aşamasındaki sorgusunda, sanık …’in, … takma ismini kullanan sanık vasıtasıyla fuhşa aracılık ettiğini beyan etmiş ise de, kovuşturma aşamasında talimat yoluyla yeniden dinlenen tanık …’nin soruşturma aşamasındaki ifadesinden dönerek sadece sanıkla ilişkiye girdiğini, sanığın fuhuş için kendisine kadın temin etmediğini söylemesi, mağdur …’nin ifadesinde, sanık …’in evinde iki kez para karşılığında cinsel ilişkiye girdiğini söylerken sanıktan söz etmemesi, diğer mağdurların sanıklardan … ile birlikte başka bir evde yakalanmaları ve sanığı suçlayıcı bir beyanlarının bulunmaması, sanığın telefonla arayan kişileri hangi mağdur veya mağdurlara yönlendirdiği yönünde açık bir beyanının bulunmaması, sanık …’in fuhuş amaçlı dört farklı evi kullanması ve bu evlerde farklı kişileri görevlendirmesi, sanık …’in yanında fuhuş yapan kadınların sürekli olarak değişmesi, suç tarihinde fuhuş suçunun 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin tespiti kararlarıyla elde edilen görüşme kayıtlarının fuhuş suçu açısından yasal delil niteliğine haiz olmaması karşısında, sanığın, mağdurlar …, …, …, …, … ile …’yı fuhşa teşvik ettirdiği, bunun yolunu kolaylaştırdığı, fuhşa aracılık ettiği ya da bu amaçla mağdurlara yer temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı halde mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de
5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasında aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapılmasına dendikten sonra artırımın 1/4 oranı üzerinden yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar … ile … müdafiinin kanun yolu başvurusu hakkında itiraz merciince karar verilmek üzere, esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkındaki Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkındaki Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.