YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13782
KARAR NO : 2023/20431
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/171 E., 2022/213 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2008 tarihli ve 2008/16 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. (1) nolu bölümde belirtilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 27.09.2012 tarihli ve 2011/8739 Esas, 2012/9078 Karar sayılı ilâmıyla, “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olup, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da mağdurelerin dosyaya yansıyan maddi bir zararlarınında bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli 2013/1 Esas, 2013/27 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 27.05.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
4. Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/171 Esas, 2022/213 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca (3) nolu bölümde belirtilen kararın aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yer vermediği 27.05.2022 havale tarihli süre turum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen ek temyiz dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, mağdurların fuhuş eylemine aracılık ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında verilen 09.08.2008 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin durma süresi de gözetildiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.