Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/14653 E. 2023/18350 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14653
KARAR NO : 2023/18350
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Katılan … vekilinin düzeltme isteyen dilekçesinin, temyiz dilekçesi olarak kabul edilip Mahkemece bu talebin kabulüne dair verilen 26.05.2022 tarihli ek kararın, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek ve katılan vekilinin temyizinin vekâlet ücretine hasren yapıldığı belirlenerek,
Gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2012/464 Esas, 2014/535 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar hakkında şikayetçi …’e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci ve 62 inci maddeleri uyarınca 1.500 TL adli cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci ve 50 inci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanıklar hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 inci maddeleri uyarınca 10.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci ve 50 inci maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkeme kararının sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/10325 Esas, 2020/5909 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin kesinlik sınırında kalması sebebiyle reddine, sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hüküm ile sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün onanmasına, sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümler ile sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Yerel Mahkemece sanıklar hakkında;
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü maddesi, 43 üncü maddesi, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 6,000TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddeleri uyarınca 10,600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz isteği, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan …’in temyiz isteği, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmaları gerektiğine vesaire ilişkindir.
Sanık …’nın ek karara yönelik temyiz isteği, dosyadan el çekildikten sonra ek kararla vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine, ek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği, şikayetçilerin beyanlarının çelişkili olduğuna, orantısız güç kullanıldığına hakaret edildiğine, karakoldaki güvenlik kamera görüntülerinin olmadığı yönündeki beyanın kabul edilebilir olmadığına, keşif yapılmadığına, tutanağın taraflı tutulduğuna, mahkumiyet hükmünün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına vesaire ilişkindir.
Sanık …’nun temyiz isteği, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından aldığı cezaları temyiz ettiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanıkların eğlenmeye gittikleri, alkol aldıkları, daha sonra buradan hep birlikte, 159 promil alkollü olup da güvenli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olan sanık …’ın sevk ve idaresindeki araçla …’ya döndükleri esnada şikayetçi …’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpıştıkları, burada taraflar arasında tartışma yaşandığı, sanıklardan korkan şikayetçinin polisi aradığı, bir süre sonra ilçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurları olan katılanlar … ve …’in olay yerine geldiği, sanıkları polis merkezine davet ettikleri, sanıkların ise katılanlara “Bizi buradan kimse götüremez şerefsizler, siz kimin köpeğisiniz, … gelse bize kimse bir şey yapamaz.” dedikleri, daha sonra takviye ekip getirtilerek sanıkların karakola götürüldükleri, şikayetçi …’ı karakolda gören sanıkların tekme ve yumrukla vurmaya çalıştıkları, araya polis memurlarının girerek müşteki …’a vurmalarını engelledikleri, şikayetçi …’e bu esnada sanık …’ün yumrukla vurduğu, daha sonra sanık …’ün polis memuru katılanlara hitaben “Size gününüzü gösteriririm, ceza evinden yeni çıktım, beni ve arkadaşlarımı neden buraya getirdiniz, elbiselerinizi üzerinizden çıkardığınızda görüşürüz.” dediği, daha sonra sanık …’ın müşteki …’i üniformasından tutarak duvara doğru savurduğu, görevlilere hitaben “o..pu çocukları, …’in köpekleri, bize kimse dokunamaz, bunun hesabını vereceksiniz, sonu kötü olacak, yarın sizi gazetelere manşet yapmazsam anamı avradımı sinkaf etsinler, bunun hesabını vereceksiniz, siz bizim kim olduğumuzu bilmiyorsunuz ama biz size öğreteceğiz, şerefsizler.” dediği, katılanlar … ve …’in basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaralandıkları böylece sanıkların atılı suçları işledikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri yönünden,
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, 5271 sayılı Kanun’un 325/1 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 inci maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Katılan …, Sanık … ve Müdafii ile Sanık …’nun Temyiz Sebepleri Yönünden,
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalardaki beyanları, katılanların doktor raporları, olay tutanağı karşısında, suçların sübuta erdiğinin kabulü ile sanıkların mahkumiyeti yönünde ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
C. Sair Yönlerden
Sanık …’ya yükletilen hakaret ile sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen vekalet ücretine hükmedilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan …, katılan … vekili, sanık …, sanık … ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarına 9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.