YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14926
KARAR NO : 2023/20420
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/195 E., 2018/163 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 31.03.2010 tarihli ve 2010/19 Esas, 2010/90 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince bozulması üzerine, Yerel Mahkemenin kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay 16 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla, suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk, gerekçe içermeyen dilekçesiyle hakkında açıklanmasına karar verilen cezanın kaldırılması ve hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi talebiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun olay günü terör örgütü propagandası yapmak amacıyla eylem yapan grupla birlikte hareket ederek, olaylara müdahale eden kolluk görevlilerine, mevcut müdahalelerini önlemek amacıyla taş atmak suretiyle saldırdığı ve bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 31.03.2010 tarihi itibariyle, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde karar tarihinden önce 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının hüküm tarihinde gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı biçimde karar verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.