YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14931
KARAR NO : 2023/20430
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/85 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yusufeli(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.04.2010 tarihli ve 2010/18 Esas, 2010/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 29 uncu, 62 nci maddeleri 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla ve tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde ödenmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2016/8 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca (1) nolu bölümde belirtilen hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3. (2) nolu bölümde belirtilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2021 tarihli ve 2020/29422 Esas, 2021/28345 Karar sayılı ilâmıyla, “A. Hükmün açıklanmasına dair kurulan yeni hükümde, Anayasa’nın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak sadece hükmün açıklanması suretiyle, sanık hakkında gerekçesiz hükümler kurulması,
B-Kabule göre ise;
1-Hakaret suçu açısından; Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Bozma ilamının B-1 nolu bendi uyarınca sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin beraat hükmü kurulması halinde tehdit suçu açısından; a-TCK’nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun seçenekli yaptırım öngörmediği gözetilmeden temel cezanın adli para cezası ile belirlenmesi, b- 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, c- Uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde ise; 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla ” basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında; temyiz incelemesi yapılan ve CMK’ nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’ nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın 7 ve CMK’ nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli 2022/1 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat ve tehdit suçundan uzlaşma nedeniyle aynı Kanun’un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hakaret suçundan beraat kararı verildiğinden sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında aynı yargılamada tehdit suçundan uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşmesine kararı verilmesi ve sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmaması karşısında hakaret suçundan verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka uygun bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.