YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15039
KARAR NO : 2022/26130
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
KARAR
Tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 29/1, ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2017/602 esas, 2019/75 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2022 gün ve 2022/15039 sayılı istem yazısıyla dava dosyaları Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Asıl hükmün kanun yararına bozulması halinde, ertelenen cezanın aynen infazına dair … İnfaz Hâkimliğinin 04/10/2021 tarihli ve 2021/7839 esas, 2021/7905 sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-b maddesinin 3. alt bendi gereğince uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
CMK’nın 253. maddesinde ;
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3.Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5.Hırsızlık (madde 141),
6. Dolandırıcılık (madde 157),
7. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
8. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
c) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” şeklinde hükme yer verilmiştir.
Ayrıca CMK’nın 254. maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253. maddede belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; Sanık hakkında 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucu mahkumiyet kararının verildiği,suç tarihi itibariyle tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uzlaştırma işlemi yapılmadığının anlaşılması karşısında, tehdit suçundan 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan … Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2017/602 esas, 2019/75 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4-b fıkrası gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.