Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15040 E. 2022/26126 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15040
KARAR NO : 2022/26126
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

KARAR

Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri verme, dağıtma veya yayma suçundan sanık …, … ve …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227/3, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 3.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında verilen hapis cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, sanıklar … ve … yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2021 tarihli ve 2020/915 esas, 2021/800 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2022 gün ve 2022/113681 sayılı istem yazısıyla dava dosyaları Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Diğer sanıklar yönünden verilen beraat kararlarının istinaf edilmesi üzerine, dosya aslının … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 227. maddesinde yer alan “(1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır. (3) (Mülga fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.45.md) (Yeniden düzenlenen fıkra: 24/11/2016-6763 S.K./18. md) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır…” şeklinde düzenleme ve benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05/04/2021 tarihli ve 2021/6095 esas, 2021/11713 sayılı kararında yer alan ” …fuhuş suçunun failinin, fuhuş yapan kişi olmayıp fuhşu kolaylaştıran veya aracılık eden kişi olduğu, bu nedenle mağdur durumunda bulunan fuhuş yapan kişilerin ilan yoluyla müşteri temin etme şeklindeki eylemlerinin suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı…” şeklinde açıklamalar nazara alındığında; anılan Kanunun 227. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen eylemlerin failinin de suçun mağduru “yani fuhşu yapan kişi”nin dışındaki üçüncü şahıslar olduğu anlaşılmakla, bir diğer anlatımla fuhşu yapan ve bu eylemi Kanunda suç olarak tanımlanmayan mağdur durumundaki kişinin kendi fuhşunu kolaylaştırma şeklindeki eyleminin de suç olarak tanımlanmadığının kabulü gerektiği, gerek maddenin ilk iki fıkrasında ve gerekse üçüncü fıkrada korunmak istenen hukuki yararın “kişilerin ve çocukların fuhşa teşvik edilmesinin ve fuhşa sürüklenmesinin” önlenilmesi, üçüncü fıkrada belirtilen icrai hareketlere ilişkin olarak; bizzat fuhşu yapan mağdurun yine kendisince fuhşunun kolaylaştırmasında atılı suçun unsurları oluşmayacağından, somut olayda, sanıkların internet sitesinde takma ad ile görüntüsünü içeren ilan vererek kendi nam ve hesabına fuhuş yaptıkları, sanıkların kendi fuhuşuna yönelik hareketlerinin de atılı suçu oluşturmayacağından, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1- Sanıklar … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik yapılan incelemede; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanmayan hüküm ile bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması olmak üzere iki karardan oluşur. İtiraz edilmeksizin kesinleşen karar somut olayda geri bırakılma kararıdır. Olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozma konusu olan karar kurulan ve açıklanmayan hüküm değildir. Geri bırakılma kararıdır.Burada hukuka aykırı olarak verilen ve bozulması gereken geri bırakılma kararı olduğu için kesin açıklanmayan hükmün olağanüstü yasa yolu ile denetlenmesi olanaklı olmadığından kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiştir. Çünkü hükmün açıklanması halinde zaten kurulan hüküm olağan yasayolu ile denetime tabi olarak her tür hukuka aykırılık denetim muhakemesine tabi olacaktır.
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yapılan imcelemede
5237 sayılı TCK’nın 227 maddesinin 6763 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 3. fıkrasında “fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sesleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu düzenlemenin gerekçesinde ise “Madde ile, kişilerin ve özellikle çocukların fuhşa teşvik ve sürüklenmesini önlemek amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Son zamanlarda, büyük şehirler başta olmak üzere birçok yerde, cadde ve sokaklara üzerinde müstehcen resim ve telefon numaralarının bulunduğu fuhuş davetiyesi kartlarının atılması, bunların alenen gençlerin ve çocukların yoğun olarak bulunduğu mekânlarda bulunması, fuhşu kolaylaştırıcı bir etki doğurmakta ve bu durum toplumda ciddi rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanununun 227 nci maddesinin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenerek fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlandığı anlaşılan görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya elektronik ortam da dâhil olmak üzere her türlü şekilde yayan kişilerin cezalandırılması ve böylelikle fuhuşla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır.” hususlarına yer verilmiştir.
Gerek söz konusu fıkradaki düzenleme gerekse madde gerekçesine göre fıkrada düzenlenen suçun faili herkes olabilecektir. Esasen söz konusu düzenlemenin bir anlamda fuhuş eyleminin reklamını cezalandırma hedefi olduğu nazara alındığında fıkrada düzenlenen suçun mağdurunun toplumu oluşturan herkes olduğunun kabulü gerekir, dolayısıyla failin söz konusu fuhuşu yapan kişi olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
İnceleme konusu somut olayda, sanık …’un kendi fuhuşunun reklamını yapmak amacıyla internet sitesi üzerinden ilanını verip telefon numarası paylaşması şeklindeki eylemine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2021 tarihli 2020/915 esas, 2021/800 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.