Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15051 E. 2022/26433 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15051
KARAR NO : 2022/26433
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

KARAR

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık … hakkında basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 125/1, 62/1 (iki kez) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. (iki kez) maddeleri gereğince 1 ay 26 gün ve 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2021 tarihli ve 2021/18 esas, 2021/107 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 02/11/2022 gün ve 2022/113556 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinde, ”Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.” şeklinde,
Anılan Kanun’un Geçici 2. maddesinde “(1) Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.” şeklinde yer alan düzenlemeler kapsamında, 1412 sayılı Kanun’un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adlî para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı,
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesinde yer alan “Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re’sen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18/11/1992 – 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 – 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz…” şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20/07/2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği,
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte 20/07/2016 tarihi itibariyle artık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun istinaf başlıklı 272. maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk halinde 1412 sayılı Kanun’daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adlî para cezaları tekerrüre esas oluşturabiliyorken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. maddesinde yer alan “(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, karşı istinaf yoluna başvurulamaz.” şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına 14/04/2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle yapılan değişiklikle eklenen “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklindeki cümle gereğince, kesin nitelikteki adlî para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağının anlaşıldığı,
Somut olayda, sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan basit yaralama suçundan doğrudan hükmedilen 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/171 esas, 2015/616 sayılı kararının miktar itibariyle kesin olması sebebiyle karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat gereği tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilâmın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Bölge Adliye Mahkemeleri’nin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır.” hükmüne yer verildiği,
14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile CMK’nın 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklinde geçici 2. madde eklenmiştir.
5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/3 maddesin de, “Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz.”; aynı Kanun maddesinin son fıkrasında ise, “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvurulabilir.” hükümleri yer almaktadır.5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasında, “Bölge Adliye Mahkemeleri’nin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır.” hükmüne yer verildiği,
14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile CMK’nın 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklinde geçici 2. madde eklenmiştir.
5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/3 maddesin de, “Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, temyiz olunamaz.”; aynı Kanun maddesinin son fıkrasında ise, “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvurulabilir.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; … Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2021 tarihli ve 2021/18 esas, 2021/107 sayılı ilamı ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından basit yargılama usulü uygulanarak mahkumiyetine, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/171 Esas,2015/616 Karar sayılı ilâmı sayılı hükmü nedeniyle tayin olunan cezaların TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş, seçimlik ceza içeren hakaret suçundan hüküm kurulurken sanığın mükerrir olması sebebiyle TCK’nın 58/3. maddesinde belirtilen yasal zorunluluk nedeniyle hapis cezasının seçildiği belirtilmiş, tehdit suçundan kurulan hükümde sanığın sabıkalı kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak hapis cezasının TCK’nın 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükümler kanun yoluna konu edilmeksizin kesinleşmiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/171 Esas,2015/616 Karar sayılı ilâmı ile doğrudan verilen 3.000 Türk Lirası adli para cezasının verildiği tarihte miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu bu sebeple tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, seçimlik cezalar içeren hakaret suçunda, TCK’nın 58/3. maddesi uyarınca hapis cezalarının tercih edilmesine ve tüm hükümler yönünden cezaların TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden;
… Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2021 tarihli ve 2021/18 esas, 2021/107 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1)Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Karardaki hukuka aykırılığın CMK’nın 309. maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hükümden “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ilişkin kısmın ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,
2)Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
a)Tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün değilse de, hükümlerde cezaların belirlenmesi sırasında TCK’nın 58/3. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezalarının tercih edilmesi nedeniyle cezaların şahsileştirilerek, hapis ya da adli para cezası tercihinin yeniden değerlendirilmesi gerekeceğinden, sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4 maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine,
b)Dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.