YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15089
KARAR NO : 2023/2630
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.04.2015 tarih, 2014/408 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararıyla imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/ 22946 Esas, 2021/23376 Karar sayılı kararıyla, söz konusu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde incelemeye konu Mahkeme kararı ile dosya kapsamında alınan 28.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ile …’ndan alınan 02.12.2021 tarihli yazılarından, sözkonusu yerin belediye sınırları içinde olduğunun anlaşılması ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 05.04.2022 tarihli yazıları ekinde yapı kayıt belgesinin sunulması nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16 ncı maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, yapı kayıt belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olup başvurucunun tek taraflı beyanı üzerine idarece tesis edilen idari bir karar olduğuna, yapı kayıt belgesi alınmasının Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenen bir fiili hukuka uygun getirmediğine, sanığın cezalandırılmasına ve re’sen tespit edilecek nedenlerle düşme kararının kaldırılması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, yapı ruhsatı olmadan inşa ettiği bina vasfındaki taşınmaz nedeniyle hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada yapı kayıt belgesinin alınmış olması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16 ncı maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, … Belediye Başkanlığından alınan yazı içeriğine göre bahse konu yerin belediye sınırları içinde olduğunun anlaşılması, … Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yazıları ekinde yapı kayıt belgesinin sunulmuş olması ve dosyada düzenlenen bilirkişi raporlarına göre taşınmaza ait fotoğraflardan yapı kayıt belgesine konu binanın, suça konu edilen bina olduğunun anlaşılmış olması karşısında, düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.