Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15178 E. 2023/12605 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15178
KARAR NO : 2023/12605
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile;
1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 25 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

4. Tebliğnamede hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz istemi, olay yerinde keşif yapılmayarak eksik inceleme sonucu karar verildiği, tanık …’nın olayı tüm açıklığı ile anlattığı, ilk haksız hareketi başlatanın suça sürüklenen çocuklar olduğu ve beyanlarının çelişki içerdiği, suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin Kanuna aykırı olduğu ve bozulması gerektiği talebine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çoçukların kardeş oldukları, olay günü arkadaşları olan tanık …’yı evinden almaya gittikleri, yedikleri erik çekirdeklerini yere atmaları nedeniyle katılan … ile tartışmaya başladıkları, katılanın elindeki sopa ile suça sürüklenen çocuk …’e vurmaya başladığı, suça sürüklenen çocuğun ise kendisini kurtarmak amacıyla katılanı ittirdiği ve dizinin üzerine düşürdüğü, orada bulduğu sopayı eline aldığı sırada tanık …’nın sopayı elinden aldığı, bu esnada diğer suça sürüklenen çocuk …’in de araya girdiği, tanık … ile birlikte kendisini olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığı sırada katılanın sopa ile arkadan suça sürüklenen çocuk …’in kafasına tekrar vurduğu, abisinin başından yaralandığını gören suça sürüklenen çocuk …’in katılana “O**u çocuğu.” dediği, yerde bulduğu taşları attığı, ancak taşların isabet etmediği, suça sürüklenen çocukların savunmaları, katılanın beyanı, adli muayene raporu, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
III. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocukların haklarındaki kamu davalarının zamanaşımına uğramaları nedeniyle tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Suça sürüklenen çocuk …’in suç tarihi itibarıyla 16 yaşını, suça sürüklenen çocuk …’in ise 13 yaşını doldurdukları anlaşılmaktadır.
2. Suça sürüklenen çocukların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü, 86 ncı maddesinin ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı ve 67 nci maddelerinin ikinci fıkraları gereği suça sürüklenen çocuk … için 5 yıl 4 aylık, suça sürüklenen çocuk … için ise 4 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı sürelerini kesen son işlemin suça sürüklenen çocukların 28.04.2016 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, “5 yıl 4 aylık” ve “4 yıllık” olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.