Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15244 E. 2023/19212 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15244
KARAR NO : 2023/19212
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/262 E., 2022/270 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2010 tarihli ve 2009/139 Esas, 2010/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2014/688 Esas, 2015/686 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde, … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/98 Esas, 2014/321 Karar sayılı dosyası kapsamında, suç tarihi 03.02.2014 olan kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması suretiyle mahkûmiyetine,
3. (2) Nolu bölümde belirtilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.01.2021 tarihli ve 2020/11538 Esas, 2021/780 Karar sayılı ilâmıyla, hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suç yönünden, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6763 sayılı Kanun) 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan düzenleme nedeniyle uzlaştırma işlemleri yönünden yeniden hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu ve kararın gerekçe içermemesi nedeniyle bozulmasına,
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/262 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/559 Esas, 2015/326 Karar sayılı dosyası kapsamında, suç tarihi 18.07.2014 olan hakaret ve tehdit suçlarını işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına,,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
… Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2010 tarihli ve 2009/139 Esas, 2010/400 Karar sayılı kararı ile sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılıp iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesi gereğince tebligat yapılmış ise de, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığı araştırılarak, Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde ancak aynı Kanun’un 35 inci maddesine göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmış olan adrese tebliğ işlemi yapılabileceği gözetilmeden gerçekleştirilen tebliğin usulsüz olması nedeniyle kararın yöntemine uygun olarak kesinleşmediğinin, bu sebeple denetim süresinin de başlamayacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, dava zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 08.06.2009 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.