YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15378
KARAR NO : 2023/20418
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/225 E., 2022/497 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 27.10.2015 tarihli ve 2015/527 E. – 2015/670 K. sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarih ve 2019/19083 E. – 2020/2074 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Yerel Mahkemenin kararıyla, suça sürüklenen çocuk hakkında, şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizinin, olayda soyut iddia dışında bir delil bulunmadığı, mağdurdaki yaralanma ile uygun illiyet bağının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun olay günü mağdurlara karşı hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece atılı hakaret ve kasten yaralama suçlarının takibinin şikayete tabi olduğu ve mağdurların şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlardan açılan kamu davalarının ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.10.2015 tarihli suça sürüklenen çocuğun savunmasının alınması olduğu ve atılı suçların tabii olduğu 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının ayrı ayrı gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.