Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15417 E. 2023/490 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15417
KARAR NO : 2023/490
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama

Sanık hakkında suç tarihinde işlediği tehdit suçundan açılan davada eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabulüyle, karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Sanık hakkında telefonda işlediği tehdit ve suç tarihinde işlediği kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2015 Tarih ve 2012/921 Esas, 2015/592 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2021 tarih ve 2019/1772 Esas, 2021/25286 Karar sayılı kararı ile sanığın telefonda işlediği tehdit suçundan zamanaşımı süresince hüküm kurulabileceği belirlenerek, hakaret suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanmasına, tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin ise, sanığın 03/03/2011 tarihinde, elinde bıçağı katılana doğrultup “Seni öldüreceğim.” dedikten sonra bıçak ile katılanı kolundan yaraladığı biçiminde kabul edilen eylemlerinin bir bütün halinde TCK’nın 86/2-3-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yaralama ve tehdit suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma Üzerine Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu … Asliye Ceza Mahkemesinin, Kararı ile Sanık Hakkında
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. 03.03.2011 tarihinde işlediği tehdit suçundan karar verilmesine yer olmadığına,
3. Telefonda işlediği tehdit suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Sanık Hakkında
1. Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, cezanın en üst hadden tayin edilmesi gerektiğine, vesaire;
2. Tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi, sanığın katılanın yüzüne karşı “Seni öldürürüm.” diyerek tehditte bulunduğu sabit olmasına karşın beraat kararı verilmesine, vesaire;
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği ise kasten yaralama suçudan sanık lehine deliller araştırılmadan, bıçak üzerinde kriminal inceleme yapılmadan karar verildiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine ve tekerrür hükümlerinin koşullarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılanın eski erkek arkadaşı olduğu, olay tarihinde katılanın annesiyle birlikte yaşadığı eve giden sanığın önce katılanın annesi ile tartışmaya başladığı, katılanın bunu duyması üzerine sanığın kendisine zarar verebileceğini düşünerek bir odaya girip kapıyı kilitleyerek telefonla polisi arayacağı sırada sanığın odanın kapısını kırarak zorla içeri girdiği, katılanın elindeki telefonu yere düşürdüğü için polisi arayamadığı, sanığın odaya girdiğinde elinde bir bıçak olduğu, daha sonra da elindeki bıçakla katılanı kolunun üç ayrı bölgesinden bıçaklayarak onu basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadan yaraladığından bahisle mahkumiyetine, suç tarihinden önce katılana gönderdiği mesaj içeriklerinde tehdit içerir ifade bulunmadığı anlaşıldığından sanığın bu suçtan beraatine Yerel Mahkemece karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan vekilinin sanık hakkında 03.03.2011 tarihinde işlediği tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden temyizinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinde tanımlanan hüküm türleri dikkate alındığında, Yerel Mahkemece verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan vekilinin sanık hakkında telefonda işlediği tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden temyizinde, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın katılana gönderdiği mesaj içeriklerinde tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı bu sebeple katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
C. Katılan vekilinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden temyizinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesine göre temel cezanın alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak tayininde hukuka aykırılık görülmemiştir.
D. Sanık müdafiinin sanık hakkında kastan yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden temyizinde
1. Haksız Tahrik ve Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyizinde,
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmediğine İlişkin Temyizinde,
Sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle Mahkemece, “Sanığın mükerrir olması nedeniyle CMK’nun 231. ile TCK nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına.” şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemesinin taktir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
3. Tekerrür Hükümlerinin Koşullarının Oluşmadığına İlişkin Temyizinde
Sanığın adli sicil kaydında yer alan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/263-328 sayılı kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 13.07.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın kesinleşme tarihinden itibaren 3 yıl geçmeden bu suçu işlediği anlaşıldığından, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu,
E. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında 03.03.2011 Tarihinde İşlediği Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz istemi hakkında, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B. Sanık Hakkında Telefonla İşlediği Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C), (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.