Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15458 E. 2023/23409 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15458
KARAR NO : 2023/23409
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/36 E., 2022/112 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümden önce yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifade kullanıldığından, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kulp Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2012 tarihli ve 2010/13 Esas, 2012/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 14 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
2. Kulp Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/134 Karar sayılı kararıyla, sanığın denetim süresi içerisinde, suç tarihi 30.09.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, hakaret suçundan hükmün aynen açıklanmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden ise hükmün açıklanmasına ve hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca 3900 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 20 eşit taksitte tahsiline,
3. (2) Nolu bölümde belirtilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.03.2021 tarihli ve 2020/20081 Esas, 2021/8981 Karar sayılı ilâmıyla; hükmün gerekçe içermemesi nedeniyle başkaca yönler incelenmeksizin bozulmasına,
4. Kulp Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2021/36 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 14 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın haksız olduğuna, katılanların polis olduklarını söylemeyip ateş etmeleri üzerine bir arkadaşının yaralandığına, kendisinin de savunma amaçlı hareket ettiğine ve hakkında beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ve mağdur polis memurlarının, ihbar nedeniyle durdurmak istedikleri araçta bulunan sanık ve temyiz dışı sanıkların kaçmaya başladıkları, takip sonucunda durdurulduklarında ise ellerinde sopalar bulunduğu halde polis memurlarına saldırıp, mağdur ve katılanları basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaları ve sinkaflı sözlerle hakarette bulunması suretiyle atılı suçları işlediği, sanık savunması, katılanların ve mağdurların beyanları, tanıklar Ç. T., C. D., H. O. ve H. T.’nin anlatımları, 04.12.2009 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamıyla Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamından, sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini temyiz dışı sanıklarla birlikte ve 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılan bıçak ve sopa ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, yargılama konusu bu eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu ve bu nedenle olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlendiğinden, bu suç yönünden Tebliğname’deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın tevilli ikrarda bulunması, katılanların ve mağdurların beyanları, tanıklar Ç. T., C. D., H. O. ve H. T.’nin anlatımları, 04.12.2009 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamıyla atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin Mahkemenin inancında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında silahtan sayılan bıçak ve sopa ile gerçekleştirilmesine karşın, aynı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, “bozma öncesi 09.06.2015 tarihli hükümde verilen adli para cezasına ilişkin kararın sadece sanık tarafından temyiz edilip Özel Dairece sanık lehine bozulmasından sonra “cezayı aleyhe değiştirme” yasağı dikkate alınmaksızın, bozma sonrası kurulan hükümde hapis cezasına hükmolunarak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de gözetildiğinde, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sonuna, “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek sonuç cezanın 3900 TL adli para cezası olarak belirlenmesine, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca takdiren birer ay arayla 20 eşit taksitte tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.