Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15536 E. 2023/21827 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15536
KARAR NO : 2023/21827
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/94 E., 2022/254 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Sanık Hakkında
Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2010/712 Esas, 2013/596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddeleri uyarınca, 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş,
3. Sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi üzerine, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/258 Karar sayılı kararı ile hüküm aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Sanık Hakkında
1. Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, hakaret suçu yönünden temyiz yolu açık olmak üzere, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden ise kesin olarak karar verilmiştir.
2. Sanığın temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ek kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ve müdafiinin temyiz isteminin; suçların zamanaşımına uğradığına, hükmün açıklanmasının usulsüz olduğuna, somut delil olmadığına, soyut ifadelere yer verildiğine kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sokak üzerinde sanığın başka kişilerle kavga ettiği, görevli polis memurlarının olay yerine giderek müdahalede bulundukları, şahısların ayrılmadıkları, sanığın görevli polisleri basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı ve sinkaflı küfürler ettiği, böylece üzerine atılı suçu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, suçun sübutu ve nitelemesine yönelik mahkemenin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinafa konu kararın usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık ve müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar, tanıklar H.K., Ü.B., E.A.’ın beyanları, şikâyetçilere ait Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ve suçun aleni bir yer olan cadde üzerinde işlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesinin, ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.