Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15543 E. 2023/19263 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15543
KARAR NO : 2023/19263
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/273 E., 2017/655 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 12.02.2013 tarihli ve 2011/442 Esas, 2013/66 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ilk ve üçüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin ilk fıkrasının (c) bendi uyarınca hapis cezasının, 2 yıl süreyle barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında anılan Kanun maddeleri uyarınca belirlenen hapis cezasının, aynı seçenek yaptırıma çevrilmesine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, kesin ve inandırıcı delil olmamasına rağmen soyut beyanlar gerekçe gösterilerek müvekkili hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında aynı suçtan kurulan mahkûmiyet hükmü kesinleşen diğer sanık ve suça sürüklenen çocuğun yolda yürürken yanlarında trafik nedeniyle duraklayan araçta bulunan kişilere sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri, bunun üzerine yaşanan tartışmayı gören emniyet asayiş şube müdürü M.Y.B.’nin olaya müdahale ettiği, diğer sanık ve suça sürüklenen çocuğun saldırgan davranışlarına devam etmesi üzerine takviye ekip çağırdığı, olay yerine gelen görevli polis memurlarının, şikâyetçi olunması üzerine işlem yapmak amacıyla diğer sanık ve suça sürüklenen çocuğu araca almak istedikleri ancak diğer sanığın polis memurlarına “Siz kim olduğumu bilmiyorsunuz, size pislik yaparım.” dediği, suça sürüklenen çocuğun ise “Sizinle daha sonra görüşürüz.” şeklinde sözler sarf ettiği, polis memurlarının diğer sanık ve suça sürüklenen çocuğu etkisiz hale getirmeye çalışırken basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun diğer sanıkla birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ilk ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında suçun işlendiği 26.08.2011 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre de dikkate alındığında, temyiz inceleme tarihine kadar 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.