YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15688
KARAR NO : 2022/25782
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
K A R A R
Tehdit suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/02/2019 tarihli ve 2019/13909 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı sonrasında, … Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmaya ilişkin ortaya çıkan yeni deliller nazara alınarak şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe elde edildiğinden bahisle söz konusu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin … Sulh Ceza Hakimliğinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/1763 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09/11/2022 gün ve 2022/125983 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında tehdit suçundan yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca suç teşkil edecek herhangi bir delil bulunmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair 14/02/2019 tarihli kararın verilmesini müteakip, soruşturmanın devamında ortaya çıkan tanık …’in 12/03/2019 tarihinde alınan ifadesinin, atılı suç hakkında evvelce yapılmış olan soruşturmanın seyrini etkileyecek, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak önemli ve yeni delil mahiyetinde olduğu, bu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesinde, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz” şeklinde yer alan düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesi uyarınca talebin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın 160/1. maddesinde, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.”, 160/2. maddesinde “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.”, 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.”, 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde;
“(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
CMK’nın 172/2. maddesinde ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; şüpheliler hakkında tehdit suçundan yapılan soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca suç teşkil edecek herhangi bir delil bulunamadığı gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair 14/02/2019 tarihli kararın verilmesinden sonra, yeni delil elde edildiği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın merciince kaldırılması talebinde bulunulduğu, ancak bu talebe yönelik herhangi bir karar verilmeden itirazın reddine şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Şüpheliler … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan … Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/1763 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.