YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15727
KARAR NO : 2023/195
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl süreyle denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
B. … (…) Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/2039 Esas, 2019/6225 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümleri temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteğinin; eksik alınan bedelin ilgilisine tamamlattırılması, ödenmemesi halinde ise verilmiş olan yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi gerektiği, belgeye konu eklentinin üçüncü şahısların paydaş olduğu apartmana ait olarak ortak alanda bulunması nedeniyle İmar Kanunu’nun 16 ncı maddesi ile düzenlenen imar barışı hükümlerinden yararlanılamayacağı kanaatinde olduklarını, bu nedenle suç vasfının halen devam ettiğini, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yazılan 17.12.2021 tarihinde yazılan müzekkerede … İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 310115 sayılı yazısına hiç atıfta bulunulmamasının eksiklik olduğu, tekrar müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 19.06.2019 tarih ve 2019/1547 Esas, 2019/10878 Karar sayılı kararında yapı kayıt belgesinin idari yaptırımlar bakımından bazı muafiyetler sağlanmasına mukabil ceza sorumluluğunu etkileyen bir cihetin bulunmadığı, yapı kayıt belgesinin 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesi hükmü anlamında yapı ruhsatiyesi olarak mütalaa edilemeyeceği, ayrıca bu belgenin fiili suç olmaktan da çıkarmadığının vurgulanmış olmasına rağmen sanık hakkında düşme kararı verilmesinin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın işlettiği marketle ilgili olarak 30.05.2013 tarihinde ön ve yan bahçe mesafesi içine ruhsata aykırı 270,74 m2 ilave inşaat yapılması suretiyle imar kirliliğine neden olmak suçunu işlediği iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, dosya kapsamında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16 ncı maddesi doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Yapı Kayıt Belgesinin bulunduğu anlaşılmakla mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.