Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15923 E. 2023/11967 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15923
KARAR NO : 2023/11967
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2020/10089 Esas, 2020/14933 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4 üncü Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli 2020/10089 Esas, 2020/14933 Karar sayılı kararıyla sanığın katılana söylediği” Defol git, Allah belanı versin.” şeklinde kaba hitap tarzı ve beddua niteliğindeki sözlerin, katılanın şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir…
… Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesi gereğince 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1 inci maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu.
Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli ve 2020/717 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca yapılan yargılamada sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Katılan vekili bu karara itiraz etmiştir.
D. …Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/153 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin; dosya kapsamı, delil durumu ve tanık beyanları ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yasaya aykırı olarak beraat kararı verildiği bu nedenle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde annesini tedavi için hastaneye getiren sanık ile doktor olan katılan arasında yaşanan tartışmada, sanığın katılana hitaben “Defol git, Allah belanı versin.” şeklinde söz söyleyerek hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın katılana hitaben söylediği sözlerin kaba hitap tarzı ve beddua niteliğinde olduğu, katılanın şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın beraati yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.