YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16581
KARAR NO : 2023/774
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanıklar … ve … müdafilerinin, koşulları bulunmayan duruşma taleplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıklar … ve … hakkında göçmen kaçakçılığı suçlarından; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 300.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında ise göçmen kaçakçılığı suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 52 nci maddelerinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanıklar …, … ve … müdafiileri ile sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.09.2012 tarihli ve 2010/6217 Esas, 2012/27369 Karar sayılı kararı ile hükme dayanak yapılan iletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin mahkeme kararı ile karar uyarınca yapılan dinlemeye dair tespit tutanaklarının, iddianamede ismi geçen mağdurlar ve diğer göçmenlere ilişkin ifadelerin ve ayrıca sanıkların soruşturma evresindeki ifade tutanaklarıyla olay ve yakalamaya ilişkin tüm tutanak ve belgelerin aslı ya da onaylı birer suretlerinin denetime imkan sağlayacak biçimde dosya arasında bulundurulması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıklar … ve … hakkında göçmen kaçakçılığı suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 52 nci maddelerinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 300.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında ise göçmen kaçakçılığı suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 52 nci maddelerinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükmü temyiz eden sanık …’in temyiz isteğinin; gemi satışı konusu dışında konu ile alakasının bulunmadığına ve cezanın bozulmasına, yönelik olduğu, sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; duruşmalı olarak yapılacak inceleme neticesinde kararın kaldırılmasına, sanığa atılı suçlamanın kabulünün suç tarihinden sonra ve başka yargılama konusu olan bir telefon dinlemesine dayandığına, dinlemelerin nisan ayına ait olduğuna, suç tarihinin ise 18.03.2007 olduğuna, söz konusu tapelere dayanılarak mahkûmiyet verilmesinin Kanun’a ve temel ceza yargılamalarına aykırı olduğuna, sanığın suçla bağlantısı olmadığının tüm sanık ve tanık beyanlarıyla sabit olduğuna, sanığın geminin donatanı veya göçmenlerin gemiye taşınmasını sağlayan kişi veya onlara yer temini sağlayan kişi de olmadığının açık olduğuna, maddi menfaat elde ettiğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da şüpheden sanık yararlanır ilkesi bakımından oldukça hassas olduğuna kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu, sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; sanığın bozma ilamına karşı diyeceklerinin asilden sorulmamasına, bozma ilamı ile duruşma gün ve saatinden müdafiinin haberdar edilmeksizin yargılamaya devam edilerek yoklukta karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, mevcut delillerin aleyhe takdiri ile hukuki durum ve nitelemede yapılan hata nedeniyle tesis edilen hükmün usül ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu, sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; duruşma talepli olarak sanığa Yargıtay bozma ilamı sonucunda söyleyeceklerinin sorulmadığına, bozma sonrası savunmasının alınmadığına, sanığın ifadesinin sanık aleyhine yorumlandığına, sanığın ifadesinin bütününe bakıldığında çelişkili olmadığına, suçun maddi unsurunun maddi kazanç elde etmek olduğuna, sanığın herhangi bir maddi menfaat elde ettiğinin aydınlatılamadığına, mahkeme yorumuyla sanığın cezalandırılması yoluna gidildiğine, maddi deliller araştırılarak banka hesapları incelenmiş olsaydı sadece tamir işinden aldığı 750 TL den başka bir gelir elde etmediğinin ortaya çıkacağına, sanığın kazanç beyanı nedeniyle mahkemenin bunu da göçmen kaçakçılığı suçundan elde edilen gelir olarak kabul edip suçun işlendiğini düşünebileceğine ancak maddi delillerin sanığın masum olduğunu ortaya koyduğuna, bozma ilamına karşı sanığın beyanının sorulmaması ve savunma hakkının da tanınmadığına, masumiyet karinesinin aksine eksik inceleme ile yorumla sanığın cezalandırıldığına, kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz talebinin ise; sanıklar hakkında aleyhe delil bulunmamasına, göçmenler tarafından da herhangi bir tespit ve aleyhe iddia bulunmamasına rağmen iletişimin tespiti tutanaklarındaki yorumlara bakılarak cezalandırıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin açıkça ihlal edildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, mağdurlarca da sanıkların teşhis edilmediğine, iletişimin tespiti tutanakları ile suç tarihinin birbirini tutmadığına, kolluğun emir talimat ilişkisini sağlayamamasının verdiği telaş ile toplanmış olan delillerde “Delillerden şüpheliye gitmek yerine şüphelilerden delil ihdas etme.” yoluna gitme çabasının da cezalandırılmalarına neden olduğuna, bu durumun hükmün bozulmasını zorunlu kıldığına, tam olarak aydınlatılmayan olayların sanıkların aleyhine yorumlanmak suretiyle sanık aleyhine hüküm kurulması ve sanıklar üzerinde şüphenin yüzde yüz olarak sağlanamadığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar … ve …’in yaptıkları program sevk ve idare dahilinde diğer sanıklar …, …, …, …, … ile fikir ve eylem birliği içerisinde …’e ait … isimli gemi ile 184 yabancı uyruklu kaçak göçmeni … … adası sahilinden gemiye yükleyip … adasına götürmek üzere hareket ettikleri, güvenlik kuvvetlerinin istihbari çalışması sonucu elde edilen bilgiler değerlendirilerek yapılan operasyonla yakalandıkları, bu şekilde üzerlerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar müdafileri ve sanık …’in temyiz sebepleri yönünden; tüm dosya kapsamı ile suçların sübuta erdiğinin kabulüyle mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklara yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.