YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16605
KARAR NO : 2023/12608
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fırkası uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması kararı verilmiştir.
2. Yerel Mahkeme kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.03.2021 tarihli ve 2020/11245 Esas, 2021/9039 Karar sayılı kararı ile suça konu sözlerin savunma hakkı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi ve basit yargılama usulünün uygulanması hususlarında bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın beyanlarının iddia ve savunma dokunulmazlığını aştığı, söz konusu ifadelerin hakaret boyutuna ulaştığı, üzerine atılı suçu işlediği cezalandırılması gerektiği talebine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan arasında olay tarihi itibarıyla başka bir yargılamanın sürdüğü, sanığın polis memuru olan kardeşi hakkında başlatılan bir disiplin soruşturmasına komiser olan katılanın sebep olduğunu düşündüğü ve bahsedilen davaya sunduğu dilekçesinde katılana yönelik ”Kendisinin yaptığı entrikalar, oyunlar, mesleğini kötü amaçlı kullanması kendine yakışıyor mu? Emniyette görevli biri bu kadar yalancı olur mu? … Amirliğin gereğini, vasıflarını yerine getirilebilecek kişilik karaktere sahip değildir. Yöneticilik şahsiyeti oturmamış bir kişidir. Bu tip insanlar, toplumlardaki zararlı kişilerdir. Böylelerine fırsat verilmemesi gerekir. Hak ederse amir olsun. Hak etmediği yerde ve görevde bulunsun. Böyleleri yanlış insanlardır. … amirlik vasıflarına uygun bir kişi değildir. Hatta bunun …’ da dahi görev yapması sağlıklı değildir. Kadının yaptığı entrika ve oyunlar saymakla binmez. Kardeşim …’yi hedef tahtası haline getirmiş, içinin irinini zehrini onun üzerine boşaltmaya başlamıştır. (Sanki …’ nın sınırsız yetkileri var ya! O bir kral, o bir diktatör ya!… ) Kardeşimin sıkıntılara düşmesinden bu kadın özel bir haz almaktadır. Başkomiserlik vasıflarına uygun olmayan bu kadının görevinden açığa alınması zaruridir. Başkomiser … yalanı meslek edinmiş bir kadındır. Yalanın kuyruklusunu da bu kadında gördüm. Bu entrikacı kadın sürekli olarak kardeşim aleyhine kışkırtıcılık yapmıştır. Acaba yalanı iftirayı meslek edinmiş …’nın da alnı açık mıdır, çok merak ediyorum. Kendini sınırsız yetkiler içinde gören … Komiser … meydanı bayağa boş bulmuş at koşturuyor. Artık bu kadına birinin dur demesinin zamanı gelmiştir de geçiyor bile…” şeklinde sözler söylediği iddiasıyla hakaret suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonucu sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulduğu, bozma sonrası ise iddianame konusu sözlerin kaba söz niteliğinde ayrıca iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın eyleminin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında ve ayrıca muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu şeklindeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.