YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16797
KARAR NO : 2023/19234
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/445 E., 2022/270 K.
SUÇ : Kötü muamele
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 29.02.2016 tarihli ve 2014/3674 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararıyla sanığın, kötü muamele suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, tanık beyanlarına rağmen verilen beraat kararının hatalı olduğuna, katılanın temyiz isteği ise, sanıktan gördüğü şiddetin cezasız bırakıldığına, sanığın çocuklarını yetiştirmeye katkısının olmadığına, bu nedenle cezalandırılmasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın olay tarihinde sanığın eşi olduğu, birlikte yaşadıkları ikametlerinde sanığın katılana bağırdığı ve yataklarından kaldırarak ayakta bekletmek suretiyle kötü muamele suçunu işlediği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 232 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma kararı öncesi zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 02.12.2014 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan ve vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.