YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16819
KARAR NO : 2023/19262
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/408 E., 2022/415 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/469 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 265 inci maddesinin ilk fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca sırasıyla neticeten 5.060,00 ve 2.000,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suçların işlendiğine dair delil olmadığı gibi unsularının da oluşmadığına, yalnızca şikayetçilerin beyanıyla cezalara hükmedildiğine, bu nedenle müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun bir duruşması nedeniyle adliyeye getirildiği, duruşma sonrası ceza infaz kurumuna götürülmek üzere ring aracına konulduğu, aracın dolu olması nedeniyle ve suça sürüklenen çocuğun yaşının küçük olması nedeniyle aracın arka tarafında askerlerin olduğu bölüme alındığı, suça sürüklenen çocuğun ring aracıyla giderken kendi kendine şarkı söylemeye başladığı ve ayağa kalktığı, mağdurlar ve katılan tarafından suça sürüklenen çocuğa aracın hareket halinde olduğu söylenerek oturup sessiz olmasının söylendiği, suça sürüklenen çocuğun bunun üzerine ayakta gitmek istediğini ve susmayacağını belirtmesi üzerine tekrar uyarıldığı, suça sürüklenen çocuğun bunun üzerine “Allah mısınız lan siz oturmuyorum, gelin oturtun, hepinizi s….m ederim.” dediği ve yanında kendisini tutmaya çalışan mağdur O.M.’ye burun kısmına gelecek şekilde kafa attığı ve yaralanmasına neden olduğu, bu şekilde yükletilen suçları işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 265 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 26.05.2016 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.