YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16854
KARAR NO : 2023/22161
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/471 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca, 7 ay 15 gün hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararıyla, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan verilen hükmün aynen açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2022 tarih ve 2022/14336 sayılı Tebliğnamesi ile hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, sanığın atılı suçu işlediğine dair tüm deliller toplanmadan karar verildiği, suçun varlığının ispatlanmadığı, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin göz ardı edildiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca hükmolunan tehdit ile uzlaşma kapsamında olan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakaret suçları olması, 6763 sayılı Kanun’la değişik, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre de, tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu nedenle hakaret suçu yönünden de uzlaştırma işlemi yapılması gerekliliğinin ortaya çıkması karşısında, sözü edilen suçlara ilişkin mahkûmiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiş ve açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair hususlar incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.