Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17077 E. 2023/22182 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17077
KARAR NO : 2023/22182
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1614 E., 2021/1621 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Temyiz isteminin süre yönünden reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması

12.10.2021 tarihli Ek karar 15.10.2021 tarihinde cezaevinde tebliğ edilen sanığın ek kararı 7 günlük yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmışsa da, başka suçtan ceza infaz kurumunda olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle ya da dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin açıklanmaması suretiyle yanılgıya sebebiyet verildiğinden, ek karara ilişkin temyiz başvurusunun yasal süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ve sanık müdafii temyiz isteminde bulunmamış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında “…sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir.” şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanığa 05.10.2021 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği, sanığın sunduğu 08.10.2021 ve 25.10.2021 tarihli eski hale getirme ve temyiz talebi mahiyetindeki dilekçeler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğu anlaşıldığından, sanığın eski hale getirme talebi yerinde görülmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz isteğinin süre yönünden reddine ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
İlk Derece Mahkemesince verilen hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2020/791 Esas, 2021/1237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; katılanların beyanlarında çelişkiler olduğuna, önceki sabıkalarına dayanılarak ceza verildiğine, polislerin kendisini darp ettiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk derece mahkemesinin kabulü
Katılan polis memurlarının uyuşturucu ile mücadele kapsamında suç tarihinde belirtilen adreste devriye görevi ifa ettikleri, devriye sırasında hakkında daha önce uyuşturucu madde kullanmaktan işlem yapılan sanığı görüp GBT sorgulaması yapmak için kimlik istedikleri, sanığın kimliğini ibraz etmeyerek katılanlara hitaben “Kimlik yok napacaksın lan teröristmiyiz biz şerefsizler…”dediği, böylece üzerine atılı suçu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge adliye mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilam bilgilerinde ilgili mahkeme adının yanlış yazılması yönüyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A Sanığın Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar, sanık savunması, katılanların ve tanıklar A.K, M.G’nin beyanları karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.