Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17166 E. 2023/11745 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17166
KARAR NO : 2023/11745
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanunu) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tebliğnamede sanık hakkında kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, üzerine atılı suçu işlemediğine, hakkında yerinde olmayan gerekçelerle lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kızı olan mağdurun gözü önünde erkek arkadaşı olan tanık … ile cinsel ilişkiye girmek ve ilişki sonrası mağdurdan peçete istemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin, mağdurun savcılıkta alınan beyanı, sosyal inceleme uzmanı ve psikolog tarafından düzenlenen raporlara göre sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık …’nin sanığın savunmasını doğrulayacak şekilde anlatımda bulunması, yaşı küçük mağdurun soruşturma aşamasındaki çelişkili beyanı üzerine psikolog bilirkişinin mağdurun beyanına itibar edilemeyeceğine ilişkin görüş bildirmesi, sosyal inceleme raporunda ve 20.05.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda mağdurun her iki tarafın baskısı altında kaldığının belirtilmesi karşısında dosya içerisinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli derecede kesin ve somut bir delilin bulunmadığı gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluğu nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.