Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17190 E. 2023/19497 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17190
KARAR NO : 2023/19497
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/37 E., 2022/674 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında 20.10.2009 tarihinde düzenlenen iddianame kapsamında yapılan yargılama sonucunda Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/1097 Esas, 2011/1381 Karar sayılı kararı ile hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 06.07.2014 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/225 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin, 04.07.2016 tarih, 2015/225 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2021 tarihli ve 2021/17099 Esas, 2021/27399 Karar sayılı ilamı ile hükümden sonra getirilen yasal değişiklikler gözetilerek basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmacağı hususunun tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozmaya uyan Yerel Mahkeme basit yargılama usulünü uygulamayarak, sanığın, hakaret sıçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hukuki değerden yoksun tutanaklara dayanılarak hakkında mahkûmiyet hükmü verildiğine, beraat etmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Suçun tabi bulunduğu olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran zamanaşımı süresi de gözetildiğinde hüküm tarihinde gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.