Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17251 E. 2023/15634 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17251
KARAR NO : 2023/15634
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında 22.04.2015 tarihli hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi birinci ve üçüncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, erteleme hükümlerinin uygulanmasına ve bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş olup, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 18. Ceza Dairesi’nin 16.09.2020 tarihli ilamı uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın suça konu yapıyı kendisinin yaptığını ikrar ettiğine, yapı kayıt belgesinin suç tarihinden sonraki bir tarihte ve sanığın kızının adına düzenlendiğine, hal böyleyken sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, şayet mahkeme aksi kanaatte ise, geçerli ve yasal koşulları taşıyan bir yapı kayıt belgesi alındığı gözetilerek sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın yapı ruhsatı alınmaksızın kaçak bina yaptığı ileri sürülmüş olup, mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün bozulması üzerine, suça konu yere ilişkin yapı kayıt belgesinin alındığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu yere ilişkin yapı kayıt belgesi alınması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bunun dışında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme’nin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca, hükümdeki sanığın beraatine ve vekalet ücreti tayinine ilişkin maddelerinin hükümden çıkartılmasına ve yerine ”Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi hükmünden yararlanarak yapı kayıt belgesi aldığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının ” DÜŞMESİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.