YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17302
KARAR NO : 2023/18637
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, karşılıklı fevri davranış, anlık asabiyet, polis memurlarının sert müdahalesi ve biber gazı sıkmaları nedeniyle olayın büyüyerek bu hale geldiğine, yeterli delil toplanmaksızın ve hatalı değerlendirme sonucunda mahkûmiyet kararı verildiğine, iddianame tarihi itibarıyla davanın zamanaşımına uğramasının mümkün olduğuna, bu ve resen belirlenecek diğer sebepler doğrultusunda kararın bozulması talebine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın temyiz dışı sanık Ş.T. ve dava dışı kişiler ile birlikte araç içerisinde alkol aldığı esnada, şikâyetçi ve katılan polis memurlarınca temyiz dışı sanık Ş.T.’den kimlik istenilmesi üzerine başlayan tartışmanın devamında, gözaltına alınmamak için direnen sanık Ş.T.’nin polis memurlarınca götürülmesine engel olmak amacıyla, katılan polis memuru S.M.’ye yumruk vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralanmasına sebep olarak üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay tutanağı ile katılanın yaralanmasına dair adli rapor içeriği ve tanık anlatımları uyarınca sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle oluşan durma süresi de eklendiğinde zamanaşımının henüz gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin aşağıdaki bozma sebebi dışında temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın savunmalarında, polis memurlarından birinin kendisine bağırdığını, yumruk attığını ve darp ettiğini ifade etmesi ve sanık hakkında düzenlenen adli raporda somut yaralanma bulgularının bulunması karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması kanuna aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.