Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17333 E. 2023/17032 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17333
KARAR NO : 2023/17032
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 29, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediği, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, tahrik hükümlerin uygulanması gerektiği, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin yetersiz gerekçeyle uygulanmadığı, açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın … Köyü muhtarı olduğu, köyün içme suyu şebekesinin sanığın yetkilisi olduğu iş yeri tarafından ticari amaçlı kullanılmasından dolayı şebekenin kesilmesi amaçlı olay tarihinde su hattının geçtiği yere gidilerek çalışmaya başlanıldığı, şebekenin bağlantı noktası kapatıldığı sırada sanığın katılana hitaben “Bu polisler burda olmasaydı seni buraya gömerdim.” diyerek tehditte bulunduğu ve katılanın beni tehdit etme demesi üzerine de “Konuşma lan, şerefsiz, o… çocuğu.” diyerek hakaret ettiği, iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılanın aşamalarda istikrarlı beyanda bulunması, tanıklar …, … ve …’nın katılanın beyanlarını doğrulamaları, olay tarihli tutanak, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmekle, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
1. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,
Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine aynı Kanun’un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B.2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.