Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17376 E. 2023/15407 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17376
KARAR NO : 2023/15407
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hakaret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/74 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin ve katılanın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; 5237 Sayılı Kanun’un 32 inci maddesi kapsamında sanık hakkında rapor alınmadığına, hakaret iddiasını doğrulayan katılan dışında hiçbir delilin olmadığına, üst sınırdan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde, sabah saatlerinde devriye görevi yapmakta olan polis memurları … ve …’in devriye aracı ile hastanenin önüne yaklaştıkları, hastaneden bir şeyler almak için indikleri, bu sırada sanığın sağa sola sinkaflı küfrettiğini görmeleri üzerine kendisini küfür etmemeleri hususunda uyardıkları, fakat; sanığın küfretmeye devam ettiği, akabinde; polis memurları ve …’ye dönerek “lan hepinizi sinkaf ederim Tepeciktekileri unutmadım..” şeklinde sözler söylediği böylece üzerine atılı suçu işlediği ve suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu, güdülen amaç ve saik dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi gereğince ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yönüyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A Sanık Ve Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
1.Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği Ve Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Cezanın Belirlenmesi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılmadığı Yönünden
Dosya kapsamında … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 28.02.2022 tarihli raporda; üzerine atılı suçlarla ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir ve davranışlarını yönlendirme yeteniğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığı bulunmadığı, dolayısıyla cezai sorumluluğunun tam olduğunu mütalaa edildiği anlaşıldığından bu hususta hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.