YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8302
KARAR NO : 2022/19495
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, mala zarar verme
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından, sanık …’ın hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık olduğu, sanık … müdafisi tarafından yapılan itiraz ile bu kanun yolunun tüketildiği, sanık … yönünden ise yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafilerinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası istemleri hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Diğer hükümler yönünden yapılan incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’e yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak, “TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına” ilişkin iptal edilen kısmın karardan çıkarılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddetmesi, katılan …’ın aşamalarda elinden silah alındıktan ve olay yerine başkalarının gelmesi üzerine iddianamede belirtilen tehdit sözlerinin kendisine söylediğini belirtmesi, katılan …’ın yardım istemesi üzerine olay yerine gelerek silahı muhafaza altına alan tarafsız tanık …’in aşamalardaki benzer beyanlarında sanığın katılan …’i tehdit ettiğini duymadığını beyan etmesi, olayın görgü tanığı konumunda olan mağdur … …’ın da sanığın savunmasını doğrulaması, olaya ilişkin kamera kayıtlarının sadece görüntü içermesi, ses kaydı içermemesi karşısında, katılanın soyut beyanı dışında sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraati yerine yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyetine kararı verilmesi,
b-Kabule göre de;
aa-Sanık …’ın tekerrüre esas alındığı anlaşılan … Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2010 tarihli ve 2007/307 esas, 2010/175 sayılı kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı gözetilmemesi,
bb-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.