Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/9960 E. 2023/20256 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9960
KARAR NO : 2023/20256
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 inci maddeleri uyarınca neticeten 6.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/3278 Esas, 2020/4327 Karar sayılı ilamı ile hükümden sonra 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın yapı ruhsatı almaksızın bina vasfında inşaat yapmak suretiyle üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Davaya konu taşınmaza dair 11.12.2018 tarihli yapı kayıt belgesi sanık tarafından dosyaya sunulmuş ise de, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce sanık adına düzenlenmiş bir yapı kayıt belgesinden bahsedilmemesi, sunulan yapı kayıt belgesinin kimin adına düzenlendiğinin anlaşılmaması, tapu kaydına göre sanığın taşınmazın maliki olmadığının anlaşılması ve 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesinde, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapıların bu madde hükümlerinden yararlanamayacaklarının yazılı olması karşısında, taşınmaza hisseli halde malik oldukları anlaşılan kişilerin, sanığın eylemine dair beyanlarının alınarak, davaya konu taşınmaz üzerinde sanığın bir hakkının bulunup bulunmadığının sorulması ve tüm delillerin değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.