YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1031
KARAR NO : 2023/17834
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tehdit Suçuna Yönelik Hukuki Süreç
Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 187 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
B. Hakaret Suçuna Yönelik Hukuki Süreç
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği kararı temyiz ettiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
İcra müdürü olan katılan D. C. ile alacaklı vekilinin katibi olan mağdur F. K.’nın, sanığın kardeşi S. D.’nin borçlusu olduğu bir dosyanın haciz işlemini gerçekleştirmek üzere sanığın evine gittikleri, burada haciz işlemlerini gerçekleştirdikleri sırada borçlu S. D.’nin hacze izin vermediği, mağdur ve katılanın haciz işlemlerini bırakarak tutanak tuttukları sırada sanığın olay yerine geldiği ve mağdur ile katılana yönelik “Terbiyesizler, çıkın evimden, terbiyesizlik yapmayın, sizi mermi manyağı yapacağım” sözleriyle hakaret ve tehditte bulunduğu hususlarının sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle mağdur ve katılanı tehdit ettiği hususunun iddia, savunma, mağdur, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı çerçevesinde sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Hakaret Suçuna Yönelik
i. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın mağdur ve katılana yönelttiği “Terbiyesizler, çıkın evimden, terbiyesizlik yapmayın.” şeklindeki sözlerin, mağdur ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
ii. Kabule Göre
a. Hakaret eyleminin ev içerisinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, bu yerin aleni yerlerden olmadığı gözetilmeyip 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b. Sanığa verilen adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi yerine aynı maddenin ikinci fıkrasının gösterilmesi,
2. (B-1) Bendinde Düzenlenen Bozmaya Uyulması Halinde Tehdit Suçuna Yönelik
i. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
ii. Sanığın üzerine atılı tehdit suçu için ilgili maddede öngörülen hapis cezasının ay ve yıl olarak belirtilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin altıncı fıkrasının “Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir” hükmüne aykırı olarak sanık hakkında gün hesabıyla hapis cezasına hükmolunması,
iii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.