Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1051 E. 2023/18103 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1051
KARAR NO : 2023/18103
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Hakaret suçundan sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 58 inci maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkarsı gereğince 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/626 Esas, 2021/1073 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 gün ve 2022/165506 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/1 inci maddesi uyarınca tayin edilen 3 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 125/4 üncü maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılması gerekirken, 1/4 oranında arttırım yapılarak 3 ay 15 gün yerine, 3 ay 22 gün hapis cezası tayin edilmesini müteakip, 5237 sayılı Kanun’un 43/2 inci maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığında 4 ay 11 gün yerine, 4 ay 20 gün hapis cezası tayin edildiği ve devamında aynı Kanun’un 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada 3 ay 19 gün yerine, 3 ay 26 gün hapis cezasının belirlenmesini takiben, 5271 sayılı Kanun’un 251/3 üncü maddesi gereğince 1/4 oranında indirim uygulanması neticesinde 2 ay 21 gün yerine, 2 ay 27 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasının “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkarsı uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen “Kanun yararına bozma” kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.