Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1053 E. 2023/17383 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1053
KARAR NO : 2023/17383
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri verme, dağıtma veya yayma suçundan sanıklar … ve …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 4.980,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/291 Esas, 2020/130 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 gün ve 2022/165514 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanıkların internet sitesinde takma ad ile görüntülerini içeren ilan vererek kendi nam ve hesaplarına fuhuş yaptıklarının anlaşılması karşısında, benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2021/6095 Esas, 2021/11713 Karar sayılı ilâmında yer alan “…fuhuş suçunun failinin, fuhuş yapan kişi olmayıp fuhşu kolaylaştıran veya aracılık eden kişi olduğu, bu nedenle mağdur durumunda bulunan fuhuş yapan kişilerin ilan yoluyla müşteri temin etme şeklindeki eylemlerinin suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı…” şeklindeki açıklamalara nazaran; sanıkların ilan yoluyla fuhuş yapmaya yönelik müşteri temin etme şeklindeki hareketleri atılı suçu oluşturmayacağından, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin 6763 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasında “fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sesleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu düzenlemenin gerekçesinde ise “Madde ile, kişilerin ve özellikle çocukların fuhşa teşvik ve sürüklenmesini önlemek amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Son zamanlarda, büyük şehirler başta olmak üzere birçok yerde, cadde ve sokaklara üzerinde müstehcen resim ve telefon numaralarının bulunduğu fuhuş davetiyesi kartlarının atılması, bunların alenen gençlerin ve çocukların yoğun olarak bulunduğu mekânlarda bulunması, fuhşu kolaylaştırıcı bir etki doğurmakta ve bu durum toplumda ciddi rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu’nun 227 nci maddesinin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenerek fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek amacıyla hazırlandığı anlaşılan görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan veya elektronik ortam da dâhil olmak üzere her türlü şekilde yayan kişilerin cezalandırılması ve böylelikle fuhuşla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır.” hususlarına yer verilmiştir.
Gerek söz konusu fıkradaki düzenleme gerekse madde gerekçesine göre fıkrada düzenlenen suçun faili herkes olabilecektir. Esasen söz konusu düzenlemenin bir anlamda fuhuş eyleminin reklamını cezalandırma hedefi olduğu nazara alındığında fıkrada düzenlenen suçun mağdurunun toplumu oluşturan herkes olduğunun kabulü gerekir, dolayısıyla failin söz konusu fuhuşu yapan kişi olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanıkların kendi fuhuşunun reklamını yapmak amacıyla internet sitesi üzerinden ilanını verip telefon numarası paylaşması şeklindeki eylemine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli 2020/291 Esas, 2020/130 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname’deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.